Buzul Çağında Paleolitik Bir Vaha: Güney Levant’ın Kesintisiz Sulak Alanları ve Kültürel Buluşma Merkezi

AI ile oluşturulmuş içerik. 

Bu çalışma, yaklaşık 70 ile 40 bin yıl (ka) öncesini kapsayan Geç Pleistosen döneminde Güney Levant’ın modern insan toplulukları için sunduğu istikrarlı çevresel nişi ve bu durumun insan göçleri üzerindeki etkilerini incelemektedir. Araştırmanın temelini, Ürdün Rift Vadisi'nin doğu kenarında yer alan Wadi al-Hasa ve Hamra Faddan bölgelerinden elde edilen 33 yeni Optik Uyarmalı Lüminesans (OSL) tarihlendirmesi ve stratigrafik analizler oluşturmaktadır.

Çalışmanın en önemli bilimsel bulgusu, çevre bölgelerde (iç Arabistan, Mısır ve merkezi Levant) MIS 5 sonrası (yaklaşık 71 ka) şiddetli kuraklaşma ve çölleşme yaşanırken, Güney Levant’ta 50.000 yılı aşkın süredir kesintisiz devam eden nehir kenarı sulak alanların (wetlands) varlığının kanıtlanmasıdır. OSL verileri, bu sulak alanların yaklaşık 86 ka ile 22 ka arasında aktif olduğunu göstermektedir. Mikro-fosil analizleri (özellikle Ilyocypris sp. ve Pseudocandona sp. ostrakodları), bu alanların düşük tuzluluğa sahip, istikrarlı tatlı su kaynakları sunduğunu doğrulamaktadır.

Araştırma, yaklaşık 70.000 km²’lik bir alanı kapsayan bu nemli bölgenin, o dönemde Avrasya'ya yayılan insan grupları için hayati bir sığınak ve kaynak merkezi (hub) görevi gördüğünü öne sürmektedir. Wadi al-Hasa'da bulunan ve OSL ile 71-41 ka arasına tarihlendirilen Orta Paleolitik taş aletler, bölgedeki yoğun ve sürekli insan varlığına işaret etmektedir.

Çalışma, bu çevresel istikrarın iki kritik antropolojik olayla kesiştiğini vurgulamaktadır: Modern insanlar (Homo sapiens) ile Neandertaller arasındaki genetik karışım (~50-44 ka) ve Orta’dan Üst Paleolitik’e geçiş (~50-40 ka) olarak bilinen teknolojik devrim. Yazarlar, Güney Levant’ın sunduğu bu güvenli çevresel nişin, farklı insan grupları arasında bilgi paylaımı, teknolojik evrim ve kültürel etkileşim için bir "pota" görevi gördüğünü savunmaktadır.

Sonuç olarak çalışma, Güney Levant’ın Geç Pleistosen döneminde sadece bir geçiş güzergahı değil, aynı zamanda Güneybatı Asya’nın en önemli nüfus ve kültür merkezlerinden (hubs) biri olduğunu bilimsel verilerle ortaya koymaktadır. Bu bulgular, insan topluluklarının çevresel değişimlere karşı nasıl tepki verdiğini ve Levant bölgesinin insanlık tarihindeki stratejik önemini anlamak için yeni bir perspektif sunmaktadır.

Abbas, M., Lai, Z., Tu, H., Ou, X., Carling, P. A., Lin, P., Alqudah, M., Al-Saqarat, B. S., Qiu, T., Petraglia, M. D., Rezek, Z., & Jansen, J. D. (2026). A stable environmental niche for humans in the southern Levant 70–40 ka. Quaternary Science Reviews, 377, 109855. https://doi.org/10.1016/j.quascirev.2026.109855


Yorumlar