Irak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Irak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Geçmişi ve Geleceği Yok Olan Irak


Geçmişi ve Geleceği Yok Olan Irak

Konuşmacı: Yard. Doç. Dr. Gül Pulhan,

Tarih: 3 Nisan 2008, Perşembe
Saat: 20:00

Film Gösterimi: Uygarlığın Beşiği Mezopotamya Yağmalanırken
Saat: 18:00 ve 19:00
Yönetmen: Robin Benger
Kanada / 2003 / 46'

Yer: Osmanlı Bankası Müzesi,
Bankalar (Voyvoda) Caddesi No:11 Karaköy, İstanbul

Sınırlı yer olması nedeniyle rezervasyon yaptırmanız gerekmektedir.

Tel: (212) 334 22 70
obmuze@ottomanbank.com
www.obmuze.com

Aşağıdaki içerik ve kullanılan resim, etkinliğin tanıtım mesajından alınmıştır.

2003 yılının Nisan ayı, hafızalardan kolay silinmeyecek bir talanın yıldönümü. Arkeologların, tarihçilerin ve müzecilerin tüm uyarılarına rağmen Bağdat'ın işgali sonrasında korunamayan Irak Ulusal Müzesi, dört gün dört gece boyunca yağmalandı, 20 bine yakın eser talan edildi, çalındı ya da tahrip oldu. Bağdat Müzesi talanını Musul, Babil, Basra gibi diğer kentlerdeki müzelerin talanı ve binlerce yıllık Sümer, Asur şehirlerinin halen süregelen yağması izledi. Kanada Devlet Televizyonu'nun Bağdat Müzesi yağmasının hemen sonrasında hazırladığı belgesel, müzecilerin tanıklıklarını, alınmaya çalışılan tedbirleri, ihmalleri, Mezopotamya höyüklerinde hâlâ önlenemeyen yağmayı, arkeolojik eser talanının eski eser piyasası ve koleksiyonerlerle olan ilişkilerini ortaya koyuyor.


Yard. Doç. Dr. Gül Pulhan

Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü'nden lisans, İstanbul Üniversitesi Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi Bölümü'nden yüksek lisans derecesi aldı. Amerika'da Yale Üniversitesi'nde Mezopotamya Arkeolojisi alanında M.Phil ve Doktora derecelerini kazandı. Oxford Üniversitesi'nde doktora sonrası araştırmacı olarak bulundu. Türkiye'de Kurbanhöyük, Tillehöyük, Boğazköy, Acemhöyük, Kestel-Göltepe, Tell Atchana, Suriye'de Tell Leilan kazılarında çalıştı. Ankara Bilkent ve İstanbul Bilgi Üniversitelerinde öğretim üyeliği yaptı. Halen İstanbul'da, Koç Üniversitesi'nde kurucuları arasında yer aldığı Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü'nde ve aynı bölümün Anadolu Uygarlıkları ve Kültürel Miras Yönetimi Yüksek Lisans programında ders veriyor. Editörlüğünü yaptığı yayınlar arasında, "Cogito" ve "Sanat Dünyamız" dergilerinin arkeoloji özel sayıları, "Çatalhöyük" ve "Dünya Mirasında Türkiye" kitapları sayılabilir. Irak'taki arkeolojik yıkım ve talan sonrasında, 2004'te İstanbul'da düzenleyicileri arasında olduğu "Geçmişimiz için bir Gelecek: Kültürel Miras Kavramının Yeniden Tanımlanması ve Korunması" başlıklı uluslararası toplantının notlarını yayına hazırlıyor.

PB Arkeoloji'de Irak'la ilgili bağlantılar:
ABD, Doğa ve Tarihe Saldırıyor
Bağdat Müzesi Yağmalandı

Bağdat Müzesi'nin Yağmalanması -2003

Yayın bilgileri:
Koç, S., B. Dinçer, 2003
“Tarihi Olmayanlar, Tarihi Yağmalar”, Aydınlık 822: 50-51.
(Buraya alınan yazı B. Dinçer'in yazdığı bölümlerdir.)

Bağdat Müzesi Yağmalandı
Berkay Dinçer
Irak topraklarından çıkmış, 170 bin tarihi eserin bulunduğu Bağdat’taki Irak Ulusal Müzesi yağmalandı. Amerika’nın saldırısı sonucunda insanlığın binlerce yıllık ortak kültürel ve tarihi mirası da ya yok oldu, ya da çalındı.

Bağdat Müzesi tüm Mezopotamya kültürlerinin; Asur’un, Bâbil’in, Sümer’in en önemli eserlerinin yer aldığı, depolandığı, dünyadaki en zengin müzelerden biriydi. Eski Ninova kenti ve Bâbil’den kalma eserler, Sümerlere ait heykeller, tabletler, Ur ve Akad kral mezarlarından çıkanher şey, Asur rölyefleri ve 5 bin yıllık çivi yazısı tabletler. Bu tabletler arasında da ilk yazılı kanun metni sayılan Hammurabi kanunlarının bir parçası...

İLKLERİN DOĞDUĞU TOPRAKLAR
Mezopotamya, uygarlığın bütün ilklerinin yaşandığı yer. İlk kent, ilk yazı, ilk devlet... İlk yerleşimci köy topluluklarından beri Irak ve Yakındoğu’da olan gelişmeler günümüz toplumlarının yaşam biçimini belirlemektedir. Bir anlamda, günümüz uygarlıklarının temelleri, aralarında Irak’ın da bulunduğu Yakındoğu ülkelerinde atılmıştır. Hatta dinlerin kökeni bu topraklarda yaşamış Sümerler’dedir. Dünyanın ilk üniversitesi Bağdat’taydı; ilk tapınak, ilk peygamber, ilk tanrı, ilk kütüphane... Daha da önemlisi yazı bu topraklarda ortaya çıktı ve tarih çağları yazıyla başladı...

“Bir ülkenin kimliği, tarihteki değerleri ile uygarlıklarına bağlıdır. Eğer bir ülkenin uygarlığı bizim burada olduğu gibi yağmalanırsa, tarih sona ermiş demektir. Lütfen Başan Bush’a söyleyiniz: Irak halkına özgürlük getireceğini söylemişti. Ancak, bu durum özgürlük değil, insanlığı aşağılayıp yok etmektir”. Irak yetkilisi, Abdül Ridhar Muhammed’in Amerika’ya tepkisi böyle oldu.

Irak'a ABD Saldırısı, Doğa ve Tarihi Olumsuz Etkileyecek

Yayın bilgileri:
Dinçer, B., 2003
“ABD, Doğaya ve Tarihe Saldırıyor”, Aydınlık 817: 48-49.

ABD, Doğa ve Tarihe Saldırıyor
Berkay Dinçer
Irak, uygarlık tarihine ilgi duyan tüm tarihçilerin ve arkeologların hayatlarında en az bir kez çalışmak için uğradığı bir ülke. Çünkü tüm dünya tarihini etkileyen, ilk köylerin kurulması, yazının bulunması, devletin ortaya çıkması gibi pek çok önemli olgu ilk kez, aralarında Irak, Türkiye, İran ve Suriye’nin bulunduğu Ortadoğu ülkelerinde ortaya çıktı.
Irak çevresel açıdan da çok büyük bir öneme sahip. Basra Körfezi, Afrika’dan Asya ve Avrupa’ya göç eden kuşların dinlendikleri, zor doğa koşullarıyla karşılaştıkları zamanda saklandıkları bir sığınak. Irak’ta insanların da geçimini sağlayan önemli sazlıklar bulunuyor, Irak’ın kuzeyindeki dağlar da büyük bir biyolojik çeşitliliğe sahip. Kısacası tüm Irak’ın, hem kültür tarihi, hem de çevre açılarından insanlık için büyük bir önemi var.

IRAK: UYGARLIĞIN BEŞİĞİ
İnsanoğlunun avcılık ve toplayıcılık yaptığı dönemlerden, besin ürettiği ve köylere yerleştiği döneme geçişi dünyada ilk olarak bu bölgede gerçekleşti. Bu dönemle ilgili olarak en çok araştırma ve yayının yapıldığı ülkelerden biri de Irak. Irak’ta bu döneme ait pek çok höyük arkeologlarca kazıldı ve bir kısmı da hala kazılıyor. Edinilen her yeni bilgi uygarlık tarihinin anlaşılmasına büyük katkı sağlıyor. Tarihteki önemli buluşlar söz konusu olduğunda, bu bölgede insanlık tarihinin önemli adımlarının ilk kez atıldığı anlaşılıyor. Dolayısıyla bölgedeki kültürel miras, sadece Iraklılar’ın değil, aynı zamanda Amerikalılar’ın, Avrupalılar’ın da; tüm insanlığın da ortak geçmişi.