Paleolitik Çağ Arkeolojisinde İstatistiksel Yöntemler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Paleolitik Çağ Arkeolojisinde İstatistiksel Yöntemler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Paleolitik Çağ Arkeolojisinde İstatistiksel Yöntemler

1. Paleolitik Çağ Arkeolojisi

Berkay Dinçer

1. Paleolitik Çağ Arkeolojisi

Temel olarak memeli bir hayvan olan insan, primatlar takımındandır. İnsanı diğer hayvalardan ve diğer primatlardan ayıran pek çok özellik bulunur (ARSEBÜK 1999). İnsanın arkeologlar için temel ayırıcı özelliği, insanın alet yapmasıdır (BAYKARA-DİNÇER 2007). Diğer hayvanların da alet yaptığı konusunda bazı iddialar olsa da, onların yaptığı olası aletlerde geleceğin düşünülerek bu aletlerin yapılmamış olduğu (ARSEBÜK 1987), kuşaktan kuşağa kazanılan deneyimlerin alet yapımını değiştirmediği gözlemlenmektedir (DARWIN 1995).

Sözü geçen şekilde insanlar tarafından yapılan aletlerin şimdilik bilinen en eskileri günümüzden yaklaşık 2.5 milyon yıl önce doğu Afrika'da yapılmışlardır (SCHICK-TOTH 1994). Jeolojik olarak Plio-Pleistosen döneminde yapılan bu aletler, arkeolojik olarak Paleolitik Çağ'ın başlangıcıdır. Arkeolojinin insanlık tarihinin yapılan ilk taş aletlerden, yaklaşık 12-14 bin yıl önce insanların yerleşik yaşama, besin üretimine geçitiği zamana kadarki yaklaşık %99'luk bölümünü (BRAIDWOOD 1995) inceleyen dalı da Paleolitik Çağ arkeolojisi, bir başka deyişle Pleistosen arkeolojisidir (ÖZDOĞAN 2002).

İnsan, kanıtları bugün bulunan ilk taş aletlerini yaptığı dönemden itibaren evrim geçirmiştir. Bu evrim de insanın diğer hayvanlarda henüz görülmeyen bir şekilde, insanın kültürü, yani taş aletleriyle bağlantılıdır ve bu nedenden dolayı, insanın evrimi sadece biyolojik değil; biyokültürel bir evrimdir (DİNÇER 2001). Dolayısıyla, bu evrimi anlamak için, insanın antropolojik özellikleriyle birlikte, kültürünün bugüne kalan maddesel ürünlerini de anlamak zorunludur. Geçmiş zamanlara ait maddesel kültür ürünlerini oluşturan bütün fiziksel davranışlara günümüzde Paleolitik Çağ arkeolojisiyle ilgili arkeologlar tarafından "teknoloji" denmektedir (INIZAN et al. 1999).

Bu makalenin bütün bölümleri

2. Paleolitik Çağ Arkeolojisinde Analiz Yöntemleri

Berkay Dinçer
2. Paleolitik Çağ Arkeolojisinde Analiz Yöntemleri

Paleolitik Çağ arkeolojisi, arkeolojinin en erken kurulan disiplinlerinden bir tanesidir. Bu disiplinin kurulmasında, özellikle jeolojik katmanların birbirlerinden daha eski ya da yeni oluşlarının keşfedilmesinin ve daha sonra batı Avrupa'da, özellikle Fransa'da yapılan araştırmaların önemi büyüktür (ÖZDOĞAN 2002). Paleolitik Çağ arkeolojisinde, değişik alet tiplerinin tanımlanması, tipolojik olarak belirlenmesi kültürlerin anlaşılmasında büyük öneme sahip olmuştur. 1960lı yıllarda François Bordes'un kurduğu (BORDES 1988) ve daha sonradan geliştirilen   (DEBÉNATH-DIBBLE 1994) tipoloji sistemi Paleolitik Çağ arkeolojisinde yaygın olarak kullanılan bir yöntem olmuştur. Bu yöntem, aletlerin biçimsel özelliklerine göre sınıflandırılmasına dayanır. Türkiye de dahil olmak üzere, Eski Dünya'nın büyük bölümündeki Paleolitik taş alet işleyimlerini anlamak için anahtar rol oynamış bir yöntemdir. Yarım yüzyıla yakın bir zamandır özellikle Avrupa arkeolojisinde çok yaygın olarak kullanılan bu yöntemle ilgili bazı eleştiriler mevcuttur ve bunların temeli Bordes'un tip tanımlarının modern nicelik ve teknoloji temelli yaklaşımlara uygun olmadığına dayanır (BISSON 2000).

Son yıllarda daha önce de sözünü ettiğimiz bir yöntem olan teknoloji analizleri Paleolitik Çağ arkeolojisinde daha yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Teknoloji, Paleolitik Çağ'a ait parçaların ya da aletlerin üretim zincirleri içindeki yerlerinin saptanmasına ve böylelikle taş alet yapımcılarının doğada buldukları hammaddeleri yongalayarak işlemeye başlamalarından, kullanımı bırakıp terk ettikleri kadar zaman içindeki durumlarını inceler (BOËDA et al. 1990). Böylelikle, tipolojinin göz ardı edebileceği, tipolojik olarak hiçbir yere oturtulamayan parçalar da geniş bir anlam kazanır.

Geleneksel yöntem olan tipoloji ile göreli olarak daha yeni olan bir akım olan teknolojinin birlikte kullanılması Paleolitik Çağ kültürlerinin anlaşılmasında, şüphesiz ki, çok daha faydalı bir analiz yöntemi olacaktır (CERUTTI 2007). Bu iki yöntemin birlikte ve birbirlerinin eksikliklerini kapatacak şekilde kullanılmasıyla Paleolitik Çağ arkeolojisinde daha anlamlı çalışmaların gerçekleştirilmesi olanaklı olacaktır.

Bu makalenin bütün bölümleri

3. İstatistik Arkeologlara Nasıl Yardım Eder?

Berkay Dinçer

3. İstatistik Arkeologlara Nasıl Yardım Eder?

İstatiksel yöntemler, sayısal verilerin özetlenerek, içlerindeki verilerin yığıldıkları değerlerin dağılımları hakkında bilgi edinilmesine yardımcı olur (BAYRAM 2004). Bu açıdan bakıldığında, Paleolitik Çağ'a ait buluntu yerlerinde yapılan kazılarda ortaya çıkan taş aletlerin analizinde istatistiksel yöntemlerin kullanılması zorunludur. Tüm dünyada istatistiksel yöntemler, Paleolitik Çağ buluntularının incelenmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır (örn: NOLL-PETRAGLIA 2003).

Bilgisayarların ucuzlaması ve yaygınlaşmasıyla birlikte arkeolojik kazılarda da bilgisayarların gücüyle istatistiksel verilerin oluşturulması ve işlenmesi de kolaylaşmıştır. Türkiye'de Pleistosen arkeolojisine yönelik araştırmaların yapıldığı Yarımburgaz Mağarası kazıları, buluntuların değerlendirilmesinde bilgisayarların kullanılmış olduğu Türkiye'deki ilk buluntu yerlerindendir (TANINDI 1991, 1995).

Örneğin, Anadolu'nun en eski Paleolitik Çağ buluntu yerlerinden bir tanesi olan Kaletepe Deresi 3'te istatistiksel yöntemler kullanılmadan taş aletlerin analiz edilmesi neredeyse olanaksızdır. Burada gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda, yaklaşık 1 milyon yılla 160 bin yıl arasına, Alt ve Orta Paleolitik çağlara tarihlenen dört bine yakın taş alet ortaya çıkarılmıştır (SLIMAK-DİNÇER 2007). Kaletepe Deresi 3 kazılarında ortaya çıkarılan taş aletlerin farklı kültürleri ve zamanları yansıtan değişik tabakalara göre ayrılmasında ve bu tabakalardaki temel kültürel ögelerin belirlenmesinde alet tiplerinin yüzde olarak dağılımlarının bilinmesi önemlidir (SLIMAK et al. 2005, 2006, 2007).

Paleolitik Çağ için oldukça uzun süreli bir tabakalanmanın bulunduğu Kaletepe Deresi 3'te hammadde kullanımının zamanla değişimi de istatistiksel analizler sayesinde ortaya çıkarılmıştır (SLIMAK 2007). Ortaya çıkarılan her Paleolitik buluntunun hangi tür hammaddeden yapılmış olduğu, zaman içinde insan gruplarının taş aletlerinin yapımında kullandıkları hammaddelerin de değişimini göstermektedir. Bölgede, Paleolitik taş alet yapımı için bugün "ideal" olarak görünen obsidienin, Kaletepe Deresi 3'ün en eski tabakalarında oran olarak çok az kullanıldığı istatistiksel analizlerle ortaya çıkarılan bir başka önemli bilgidir (DİNÇER 2007).

Üçağızlı Mağarası, Kaletepe'den çok daha sonrasındaki bir döneme, yaklaşık 41-28 binyıl öncelerine tarihlenmektedir (GÜLEÇ et al 2002). Hammadde kaynaklarının Paleolitik Çağ boyunca kullanımının anlaşılmasıyla ilgili bir başka istatistiksel çalışma Üçağızlı Mağarası'nda gerçekleştirilmiştir. Burada yapılan araştırmalarla, zaman içinde değişik hammadde kaynaklarının kullanımındaki artış ve Paleolitik aletlerin yapım sürecindeki değişimler ortaya koyulmuştur. Üçağızlı Mağarası'nın çevresinde belirlenen üç değişik çakmaktaşı hammadde kaynağı ve bunlara göre mağaradaki kazılarda ortaya çıkarılan taş aletlerin hangi kaynaklar kullanılarak yapılmış olduğu çalışmada ANOVA (bağımsız örneklemler için tek yönlü varyans analizi) kullanılarak ön kazıyıcıların değişik buluntu topluluklarında boyutlarının da belirgin bir şekilde değiştiği ortaya koyulmuştur. Ön kazıyıcıların değişik buluntu topluluklarındaki ortalama uzunlukları arttığında nodüler kortekse sahip hammaddenin de daha fazla kullanıldığı tespit edilmiştir (KUHN 2004).

Bu makalenin bütün bölümleri

4. Sonuçlar: Paleolitik ve İstatistik

Berkay Dinçer
4. Sonuçlar: Paleolitik ve İstatistik

İstatistiksel yöntemlerin Paleolitik Çağ arkeolojisinde, özellikle taş aletlerin analizinde kullanımı giderek artmaktadır. Geçmişin, aletlerin kendisine ya da belli tip aletlere büyük önem veren yaklaşımının yerini zamanla, buluntu topluluklarının tamamını ve hammadde kaynaklarıyla ve birbirleriyle olan ilişkilerini anlamaya yönelik yaklaşımlara bırakmasıyla, niceliksel incelemelerin önemi artmıştır. Bu aşamada özellikle bilgisayar yardımıyla kullanılan istatistik yöntemleri arkeologlara detaylarda kaybolmadan ve/fakat detayları da kaybetmeden Paleolitik Çağ topluluklarına kuşbakışı bakma, değişik buluntu topluluklarını karşılaştırma ve kullanılan alet tiplerinin ya da hammaddelerin zaman ya da mekânda değişimlerini izleme imkânı vermektedir.

Temel olarak bu yazıda incelenen iki örnek, Kaletepe Deresi 3 ve Üçağızlı Mağarası örnekleri, zaman içinde insanların çevrelerindeki hammaddeleri değerlendirmelerinin nasıl değiştiğini göstermektedir. Burada anlatılan, bir kaynağın yerine diğerinin tercih edilmesi gibi basit bir şeyden çok, insan gruplarının çevrelerinden faydalanmasının, çevrelerini algılamasının ve dolayısıyla da insan gruplarının evriminin bir yansımasıdır. İstatistiksel yöntemler, arkeologlar tarafından kullanılmamış olsaydı, bu önemli bilgilerin açığa çıkarılması da mümkün olmayacaktı.

Bibliography for Statistical Methods in Paleolithic Archaeology

This is bibliography for Statistical Methods in Paleolithic Archaeology.

ARSEBÜK, G., 1987
“İki Milyon Yıl Öncesinin Taş Aletleri”, Tarih ve Toplum 45: 37-41.

ARSEBÜK, G., 1999
"İnsanın Evrim Süreci ve En Eski Kültürleri", Türkiye Bilimler Akademisi Arkeoloji Dergisi 2: 31-49.

BAYKARA, İ., B. DİNÇER, 2007
"İnsanın Evriminde Taş Aletler", Jeoloji Mühendisleri Odası Bülteni 2007/2: 82-86.

BAYRAM., N., 2004
Sosyal Bilimlerde SPSS ile Veri Analizi, Ezgi Kitabevi, Bursa.

BISSON, M. S., 2000
"Nineteenth Century Tool for Twenty-First Century Archaeology? Why the Mİddle Paleolithic Typology of François Bordes Must Be Replaced", Journal of Archaeological Method and Theory 7/1: 1-48.