"Toroslar'da bir efsane: Karatepe - Aslantaş" (belgesel gösterimi)
Tarih: 25 Aralık 2010, Cumartesi
Saat: 1400
Yer: İstanbul Arkeoloji Müzesi Yıldız Salonu, Osman Hamdi Bey Yokuşu, Sultanahmet, İstanbul
Arkeoloji Filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arkeoloji Filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Film gösterimi: Aşıklı Höyük (Uygarlığın Tarihöncesi)
Film gösterimi:
Uygarlığın Tarihöncesi: Aşıklı Höyük
İzTV tarafından hazırlanan Aşıklı Höyük belgeseli, kazı başkanı Mihriban Özbaşaran, Laurence Astruc ve film yapımcıları Öykü Yağcı ve Azade Aslan'ın da katılımıyla, gösterelicek.
Tarih: 22 Mart 2010, Pazartesi
Saat: 17:30
Yer: İTÜ, Taşkışla Kampüsü, Salon no: 127, İstanbul.
Uygarlığın Tarihöncesi: Aşıklı Höyük
İzTV tarafından hazırlanan Aşıklı Höyük belgeseli, kazı başkanı Mihriban Özbaşaran, Laurence Astruc ve film yapımcıları Öykü Yağcı ve Azade Aslan'ın da katılımıyla, gösterelicek.
Tarih: 22 Mart 2010, Pazartesi
Saat: 17:30
Yer: İTÜ, Taşkışla Kampüsü, Salon no: 127, İstanbul.
Karain ve Türkiye'nin İlk Sakinleri
Suna-İnan Kıraç, Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nin hazırladığı "Karain" belgeselinin Antalya galası ve Fransa İnsan Paleontolojisi Enstitüsü, Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi işbirliği ile hazırlanan "Türkiye'nin İlk Sakinleri" sergisinin açılışı.
Sergi bilimsel koordinatörleri: Henry de Lumley, Işın Yalçınkaya
Karain belgeseli koordinatör ve yönetmenleri: Suat Gezgi, Cenk Demirkıran, Güçlü Gülan
Tarih: 10 Ocak 2008, Cumartesi
Saat: 14:30
Yer: Kocatepe S. N: 25 Kaleiçi, Antalya
Telefon: 02422434274
eposta: akmed@akmed.org
Sergi bilimsel koordinatörleri: Henry de Lumley, Işın Yalçınkaya
Karain belgeseli koordinatör ve yönetmenleri: Suat Gezgi, Cenk Demirkıran, Güçlü Gülan

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nin hazırladığı "Karain" belgeselinin Antalya galası ve Fransa İnsan Paleontolojisi Enstitüsü, Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi işbirliği ile hazırlanan "Türkiye'nin İlk Sakinleri" sergisinin açılışı.
Sergi bilimsel koordinatörleri: Henry de Lumley, Işın Yalçınkaya
Karain belgeseli koordinatör ve yönetmenleri: Suat Gezgi, Cenk Demirkıran, Güçlü Gülan
Tarih: 10 Ocak 2008, Cumartesi
Saat: 14:30
Yer: Kocatepe S. N: 25 Kaleiçi, Antalya
Telefon: 02422434274
eposta: akmed@akmed.org
Sergi bilimsel koordinatörleri: Henry de Lumley, Işın Yalçınkaya
Karain belgeseli koordinatör ve yönetmenleri: Suat Gezgi, Cenk Demirkıran, Güçlü Gülan
MÖ 10 000 Filmi: Onbinlerce saçmalık

Arkeolojiyle ilgili filmler gösterime girdiğinde, genel olarak mutlu olurum. Çünkü arkeoloji filmleri kötü bile olsalar, pek çok işe yararlar. Bunlardan birincisi, insanları geçmişle ilgili olarak bilgilendirmeleridir. Filmler bilgi açısından yetersiz bile olsalar, bazen insanlar için faydalı olabilecek şekilde merak da uyandırırlar. Arkeoloji filmlerinin bir başka iyi yönü de, arkeologların, bilimsel çalışmalarının nasıl toplumsallaşabileceğini göstermeleridir.
MÖ 10 000 filmine böyle iyi ve olumlu duygularla gitmiştim. Daha az ilgilendiğim Roma uygarlığıyla ilgili olan filmler de bende aynı iyimserliği uyandırırken, MÖ 10 000 gibi daha ismiyle dönem olarak ilgi alanıma daha çok hitabeden bir filmle ilgili çok daha fazla umutluydum. Tabi filmin 105 milyon dolar olan bütçesi de, güzel bir iş yapmış olabileceklerini aklıma getirmekteydi.
Film, olasılıkla Güney Amerika kıtasında bir dağlık alanda başlıyor. Yer yer erimiş buzullarla kaplı bu dağlık alan görüntüleri, anlatıcının (Omar Sharrif) gün geçtikçe manak dedikleri, ve daha sonradan mamut olduğunu göreceğimiz av hayvanlarının azalmasından bahsetmesiyle birleşince aklıma, buzul çağlarının sonunu getiriyor. Bu dönemi Würm buzulunun erimeye başladığı dönem olarak hayal ediyorum. Daha sonra, dağların ortasında bir tepede kurulmuş kamp yeri giriyor görüntüye. Buradaki yapılar, Dolni Vestonice ve Kostenki gibi Üst Paleolitik dönem doğu Avrupa yerleşmelerine benziyor. Açıkçası, mamut kemiklerinden yapılmış kulübeleri görünce, MÖ 10 000 filmiyle ilgili heyecanım ve umudum iyice artıyor.
Hititler Belgeseli
Yayın bilgileri:
Dinçer, B., 2003
“Türk Arkeoloji Filmlerinde Bir Köşe Taşı: Hititler”, Bilim ve Ütopya 108: 64.
Hititler
İşte tam da bu noktada, pek çok arkeoloğun “nasıl olsa başaramam,” diye uğraşmadığı bir alana, aslında bir metallurji mühendisi olan Tolga Örnek imza atıyor; çektiği “Hititler” belgeseliyle bugüne dek sadece pek az arkeoloğun başarabileceği nitelikte bir “arkeoloji-toplum buluşması” yaratıyor.
BİLİMSEL DOĞRULARA UYGUNLUK
Hititler’in Anadolu’ya nereden geldiği, konunun uzmanları arasında her zaman büyük tartışmalara neden olmuştu, bu tartışmalar bugün de tüm hızıyla sürüyor. Ancak belgesel bu konuya hiç değinmeden başlıyor. Bu konuya değinmemek belgesel için bir eksiklik değil, başlı başına bir avantaj. Yanlış yapmaktansa bu konunun atlanması oldukça mantıklı olmuş. Bazen arkeologlar bile politik tercihlerine ve moda düşüncelere göre bilimsel gerçekleri gözardı edebilirken, Hititler belgeselinin oldukça hassas bir şekilde, bilimsel doğrulara uygunluğu sağlanmış.
Kaya kabartması
Dinçer, B., 2003
“Türk Arkeoloji Filmlerinde Bir Köşe Taşı: Hititler”, Bilim ve Ütopya 108: 64.
Hititler
Berkay Dinçer
Bugün dünya üzerinde binlerce arkeolog, çok gerekli olan bilimsel araştırmalarını yapıyor. Ancak tüm arkeologların ortak bir sorunu var; yapılan bilimsel araştırmaların sonuçlarını toplumla paylaşabilmek. Arkeoloji çeşitli fen bilimleriyle ilişkisini güçlendirdikçe arkeologların yaptığı ya da katkıda bulunduğu araştırmaların sonuçlarını meslekten olan kişiler bile çok zaman anlamakta zorlanıyor.İşte tam da bu noktada, pek çok arkeoloğun “nasıl olsa başaramam,” diye uğraşmadığı bir alana, aslında bir metallurji mühendisi olan Tolga Örnek imza atıyor; çektiği “Hititler” belgeseliyle bugüne dek sadece pek az arkeoloğun başarabileceği nitelikte bir “arkeoloji-toplum buluşması” yaratıyor.
BİLİMSEL DOĞRULARA UYGUNLUK
Hititler’in Anadolu’ya nereden geldiği, konunun uzmanları arasında her zaman büyük tartışmalara neden olmuştu, bu tartışmalar bugün de tüm hızıyla sürüyor. Ancak belgesel bu konuya hiç değinmeden başlıyor. Bu konuya değinmemek belgesel için bir eksiklik değil, başlı başına bir avantaj. Yanlış yapmaktansa bu konunun atlanması oldukça mantıklı olmuş. Bazen arkeologlar bile politik tercihlerine ve moda düşüncelere göre bilimsel gerçekleri gözardı edebilirken, Hititler belgeselinin oldukça hassas bir şekilde, bilimsel doğrulara uygunluğu sağlanmış.
Kaya kabartması
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

