Sosyal medya paylaşımları

02 Nisan 2001

Neandertaller

Berkay Dinçer
Neandertaller
Günümüzden önce yaklaşık 220.000-35.000 yılları arasında Yakındoğu ve Avrupa’da yoğun olarak karşılaşılan bir fosil insan yaşamıştır. Bu fosil insanın en önemli özelliği, onun konuyla ilgilenen insanlar dışındaki insanlar tarafından bile bilinmesidir. Bu insan kimi görüşlere göre Homo sapiens neandertalensis’tir, kimi görüşlere göre Homo neandertalensis’tir. Kökeni ve modern insanın kökeninde olup olmadığı tartışılsa da, Neandertallerle ilgili tartışmasız olan şey insan kültürünün ve evriminin bir parçası olduklarıdır. Bu insanların halk tarafından da bilinmesinin nedeni, onların çizgi filmlerde, kambur, homurduyarak ve el kol hareketleriyle konuşan, çok büyük boyutlardaki bir hayvan budunu ısırarak yiyen, tüylü vücutları olan ve ellerinde bir odun taşıyan insanlar olarak gösterilmiş olmalarıdır (McClain 2000). Oysa durum tam olarak bu değildir. Neandertallerin kemikleri bizimkilerin yaklaşık iki katı kadar kalın olsa da, sosyal davranış olarak günümüz insanına en yakın olan fosil insan Neandetallerdir. Neandertaller de bizim yaptığımız gibi ölülerini gömmüşlerdir, grup içindeki engelli kimselerin yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlamışlardır, tinsel inançları yaşamlarına sokmuşlardır ve olasılıkla gelişkin bir (birçok?) dil kullanmışlardır. Neandertallerin soğuk iklime uyum sağlamış oldukları açıktır. Beden yapıları sağlam ve kaslıdır. Erkeklerin ortalama boyu 1.7 metredir ve ortalama ağırlıkları da 65-70 kilogramdır. Neandertallerin kafatasları basıktır, kaş kemerleri belirgindir, burunları geniştir. Buna karşın yüzleri uzun, art kafa kemikleri önceki fosil insanlara göre daha az çıkık, ve en önemlisi, ortalama beyin oylumları bizim ortalamamızdan daha büyüktür (yaklaşık 1400-1500cc). Neandertallerin bizlere çok benzediği açıktır. Günümüze yaklaştıkça Neandertallerin yüzlerinin ve kaş kemerlerinin ufaldığı gözlenmiştir. Bu, bir süre bizim türümüzle birlikte yaşamış Neandertallerle (Lewin 1999) bizim türümüzün biyolojik bir bağ kurmuş olabileceğini düşündürmektedir (McClain 2000).
Resim:Neandertal

1857’de Almanya’daki Neander Vadisinde ilk Neandertal kalıntısı bulunduğunda Darwin’in “Türlerin Kökeni” kitabı henüz basılmamıştı ve bu yüzden bu kemiklerin ne olabileceği düşünülemiyordu. O günden bugüne kadar geçen yaklaşık 150 yılda 100’den fazla Neandertal kalıntısı bulundu. Bu kalıntılardan birisi de Karain Mağarası’nda bulunan, ülkemizde bugüne dek bilinen tek fosil insan kalıntısıdır. Ancak yine de Neandertallerin çok iyi bilindiği söylenemez. Arkeoloji bölümleri arasında prehistoryanın, prehistoryanın bölümleri arasında Pleistosen arkeolojisinin fazla ilgilenilmediği gibi, Pleistosen arkeolojisinde de uzmanların çoğu bir milyon yıldan daha genç olan şeylerle fazla ilgilenmezler (McClain 2000). Bu yüzden Neandertal araştırmalarının gitmesi gereken yol oldukça uzundur.

Neandertallerin kültürü Orta Paleolitik Çağ’ı oluşturur. Bu çağın taş aletleri genellikle Alt Paleolitik Çağ’ın sonlarından beri kullanılan Levallois (yumruların vurma düzleminin hazırlanarak yonga çıkarılması) yöntemi ile üretilen yonga aletlerdir. Bu aletlerin bazılarının saplara takıldıkları ve mızrak gibi aletlerin ilk kez bu dönemde ortaya çıktığı düşünülmektedir. Mızrak gibi fırlatılabilen aletlerin ortaya çıkması kuşkusuz avlanmayı oldukça kolaylaştırmıştır; avın peşinden insanın kendisi yerine, aklıyla ürettiği aleti koşmuş, insan mücadeleyi, beden gücünden çok aklıyla sürdürmeye devam etmiştir.

Bu yazının bütün bölümleri

Hiç yorum yok: