Kazı Sonuçları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kazı Sonuçları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

34. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu

34. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu

28 Mayıs-1 Haziran 2012

Yer: Anitta Hotel, Çorum

Program

2012 Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sonuçları Toplantısı Programı:
(Her konuşma 20 dakika olarak planlanmıştır. Ancak çoğunlukla pek çok kişi buna uymadığı için kaymalar yaşanır.)

28 MAYIS 2012 PAZARTESİ

1000 - Açılış

KAZI SONUÇLARI TOPLANTISI - ANİTTA SALONU
1100 OTURUM BAŞKANI: Sevinç GÜNEL
  • Türkiye’deki Dünya Miras Alanları Seda DUZCU
  • 2011 Yılı Milas Hanedan (Hekatomnos) Mezarı ve Kutsal Alanı Çalışmaları Abuzer KIZIL
  • Euromos 2011 Abuzer KIZIL

1400 OTURUM BAŞKANI: Abuzer KIZIL
  • Göbekli Tepe Kazısı 2011 Yılı Raporu Klaus SCHMIDT
  • Aşıklı Höyük, 2011 Mihriban ÖZBAŞARAN
  • Boncuklu Höyük ve Çatalhöyük’ün Öncülleri Douglas BAIRD
  • Çatalhöyük Kazıları 2011 Serap ÖZDÖL

33. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu

33. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu

Tarih: 23-27 Mayıs 2011

Yer: Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi İnönü Üniversitesi, Malatya


KAZI SONUÇLARI TOPLANTISI

23 MAYIS 2011 PAZARTESİ     
KONFERANS SALONU

10.00 AÇILIŞ TÖRENİ


OTURUM BAŞKANI: Abdüsselam ULUÇAM
11.00-11.15 Milas Hanedan Anıtı
Cengiz IŞIK

Direkli Mağarası

Direkli Mağarası (Anadolu'nun Yeni Epi-Paleolitik Dönem Işığı)

Konuşmacı: Yrd. Doç. Dr. Cevdet Merih Erek

Tarih: 10 Ocak 2011, Pazartesi
Saat: 1600

Yer: İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı Laboratuvarı, Edebiyat Fakültesi, Laleli, İstanbul

*Görsel, etkinlik tanıtım afişindendir ve haber verme amacıyla kullanılmıştır.

Araştırma Sonuçları Toplantısı ciltleri -PDF

Araştırma Sonuçları Toplantısı ciltlerinde Türkiye'de gerçekleştirilen yüzey araştırmalarının sonuç raporları yer alır. Raporlar, çizim ve resimlerle birlikte sunulur.
*Aşağıda bağlantılarını bulacağınız pdf dosyaları PB Arkeoloji'de barındırılmamaktadır. Bu dosyalar telif hakkı sahibinin (TC Kültür Bakanlığı) çıkarlarına zarar vermeyecek bir şekilde ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Bu dosyaların çoğunluğuna Kültür Bakanlığı'nın kendi sitesinden de erişmeniz mümkündür.
Hızlıca hepsini indirmek için paketleri kullanın:
İndirmek istediğiniz cilt paketlerini seçin (her biri 100-140MB boyutlarında):
[1-9] [10-15] [16-21] [22-25] Yeni: [26-28]

Araştırma Sonuçları Toplantısı ciltlerini tek tek, ihtiyacınıza göre indirin:

1. Araştırma Sonuçları Toplantısı (1983)

Kazı Sonuçları Toplantısı ciltleri- PDF

1979 yılından itibaren her yıl Türkiye Kültür Bakanlığı tarafından düzenlenen Kazı Sonuçları Toplantısı'nın ciltlerini bu sayfadan PDF olarak indirebilirsiniz. Türkiye'de gerçekleştirilen neredeyse her arkeolojik kazının çalışma raporlarının bulunduğu bu ciltler, Türkiye arkeolojisiyle ilgili en önemli kaynaklardandır. Birinci cilt ne yazık ki yayınlanmamış olduğu için bulunmamaktadır.
*Aşağıda bağlantılarını bulacağınız pdf dosyaları PB Arkeoloji'de barındırılmamaktadır. Burada telif hakkı sahibinin (TC Kültür Bakanlığı) çıkarlarına zarar vermeyecek bir şekilde, eğitim amacıyla sunulmaktadır. Bu dosyaların çoğunluğuna Kültür Bakanlığı'nın kendi sitesinden de erişmeniz mümkün. 
Hepsini indirmek isterseniz "JDownloader" programını kullanmanızı tavsiye ederiz. Kazı Sonuçları Toplantısı ciltleri ortalama olarak 15MB büyüklüğündedir, kazılarla ilgili makalelerle birlikte resimler ve çizimler de pdf dosyalarında yer almaktadır (toplam boyut 878MB).

Hızlıca hepsini indirmek için paketleri kullanın:
İndirmek istediğiniz cilt paketlerini seçin (her biri 110-130MB boyutlarında):
[1-10]  [11-16]  [17-20]  [21-24]  [25-28]  [29-30]  Yeni: [31-32]

Kazı Sonuçları Toplantısı ciltlerini tek tek, ihtiyacınıza göre indirin:

2. Kazı Sonuçları Toplantısı (1980), Ankara

32. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu

32. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu

Tarih: 24-28 Mayıs 2010

Yer: Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı Harbiye/İSTANBUL


PROGRAM:
*Yine her zaman olduğu gibi "muhteşem" bir şekilde Word formatında hazırlanmış olan bu programı toplantı konusu ve güne göre işe yarar bir şekilde düzenlenmesine çalıştık. Atladığımız bir şeyler olabilir. Ayrıca program son anda ufak değişikliklerle yeniden şekillenebilir.PaleoBerkay

  • KAZI SONUÇLARI TOPLANTISI
  • 24 MAYIS 2010 PAZARTESİ
KAZI SONUÇLARI TOPLANTISI
ANADOLU SALONU

10.00 AÇILIŞ TÖRENİ

OTURUM BAŞKANI: Ayla SEVİM EROL
11.00-11.15 Marmaray-Metro Kurtarma Kazıları
Zeynep S. KIZILTAN
11.20-11.35 Paşalar Kazısı-2009
Berna ALPAGUT
11.40-11.55 Karain Kazısı-2009
Işın YALÇINKAYA
11.55-12.05 Ara
OTURUM BAŞKANI: Mihriban ÖZBAŞARAN
12.05-12.20 2009 Yılı Üçağızlı Mağarası Kazısı
Erksin GÜLEÇ
12.25-12.40 2009 Yılı Çorakyerler Kazısı
Ayla SEVİM EROL

Konferans: Genel arkeometri ve Barçın Höyük Kazıları

Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü
Konular: "Genel Arkeometri" ve "Barcın Höyük Excavation Project"


Tarih: 05 Mayıs 2010 Çarşamba
saat 15.00 

Konferans 

Konuşmacılar: 
Prof. Dr. Hadi Özbal (Boğaziçi Üniversitesi, Arkeometri Birim Başkanı)
Dr. Fokke Gerritsen (Hollanda Araştırma Enstitüsü/İstanbul)

Konular: "Genel Arkeometri" ve "Barcın Höyük Excavation Project" 

Yer: Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bölümler 110 Numaralı Derslik, Görükle, Bursa.

Ulucak Höyük Kazısı

“Ulucak Höyük Kazısı”

Konuşmacı: Dr. Çiler Çilingiroğlu
(Ege Üniversitesi Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi A.B.D.)

Tarih: 29 Nisan 2010, Perşembe
Saat: 17.30


Yer: Ege Üniversitesi 50. Yıl Köşkü, İzmir

31. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu

Türkiye'deki, hatta dünyadaki en önemli arkeoloji etkinliklerinin başında gelen Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu, 2009 yılında Pamukkale Üniversitesi'de (Denizli) yapılacak.
Tarih: 25-29 Mayıs 2009

Yer: Pamukkale Üniversitesi, Denizli.

Bilgi için: http://kazisempozyum31.pau.edu.tr/

Aşağıda 31. Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu (2009) programı bulunmaktadır.

KAZI SONUÇLARI TOPLANTISI

25 MAYIS 2009 PAZARTESİ KAZI SONUÇLARI TOPLANTISI
PAMUKKALE SALONU


10.00 AÇILIŞ TÖRENİ


OTURUM BAŞKANI: Eşref ABAY
11.00-11.15 Marmaray-Metro Kurtarma Kazıları 2008 Yılı Çalışmaları
Zeynep S. KIZILTAN
11.20-11.35 Aşıklı Höyük Koruma ve Sergileme Projesi, 2008
Mihriban ÖZBAŞARAN
11.40-11.55 2008 Yılı Karatepe-Aslantaş Çalışmaları
Halet ÇAMBEL
11.55-12.05 Ara
OTURUM BAŞKANI: Mihriban ÖZBAŞARAN
12.05-12.20 Paşalar Kazısı 2008
Berna ALPAGUT
12.25-12.40 Karain Kazısı-2008
Işın YALÇINKAYA
12.45-13.00 2008 Yılı Üçağızlı Mağarası Kazısı
Erksin GÜLEÇ
13.05-13.20 2008 Yılı Çorakyerler Kazısı
Ayla SEVİM EROL
13.20-14.00 ARA
OTURUM BAŞKANI: Işın YALÇINKAYA
14.00-14.15 Göbekli Tepe 2008 Yılı Kazısı
Klaus SCHMIDT

İstanbul Üniversitesi Arkeolojik Kazı ve Araştırmalar Toplantısı - 9

istanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
9. Arkeolojik Kazı ve Araştırmalar Toplantısı
(Prof. Dr. Refik Duru onuruna)

Tarih: 15-17 Nisan 2009

Yer: Kuyucu Murat Paşa Medresesi, Vezneciler, Beyazıt, İstanbul


9. Arkeolojik Kazı ve Araştırmalar Toplantısı Programı

15 Nisan Çarşamba

10.00 Açılış
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Taner Tarhan
10.30-10.50 Gülsün Umurtak, Bademağacı Kazıları-2008
11.00-11.20 Haluk Abbasoğlu, Perge Kazı ve Onarım Çalışmaları 2008
11.30-11.50 Işıl R. Işıklıkaya, Perge Mozaikleri
12.00-12.20 Özgü Çömezoğlu-Engin Akyürek-Ayça Tiryaki, Rhodiapolis Bizans Kilisesi, 2008 Yılı Çalışmaları

Oturum Başkanı: Prof. Dr. Mehmet Özdoğan
13.00-13.20 Turan Efe, Keçiçayırı Kurtarma Kazısı 2008

Arkeologlara Kötü Haberler

Arkeologlara Kötü Haberler
Berkay Dinçer
Bu yıl 26’ncısı düzenlenen Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu, 24-28 Mayıs tarihlerinde Konya'da Selçuk Üniversitesi Kampusu Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Geçtiğimiz üç yılda Ankara’da yapılmasına alışılan toplantıya bu yılki katılım, önceki yıllara göre sayıca pek fazla değildi. 1979 yılından beri kesintisiz yapılan bu sempozyum Türkiye’de bilimle ilgili yapılan toplantılar içinde önemli bir yere sahip. Yapıldığı ilk yıl yalnızca 38 bildirinin sunulduğu sempozyumda, bu kez 251 bildiri sunuldu. Sempozyuma bu yıl Müze Araştırmaları toplantıları da eklenmişti.

2003 yılında tüm Türkiye’de, 41’i yabancı ekipler tarafından gerçekleştirilen toplam 97 yüzey araştırması yapıldı. Bu arkeolojik yüzey araştırmalarında, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yüz binlerce yıldan Osmanlı dönemine kadar onlarca yeni arkeolojik buluntu yeri saptandı. Türkiye’de korunması gerekli olan tek tek yapılar haricinde toplam 7 bin 150 sit alanı bulunuyor. Ancak Türkiye’nin arkeolojik ve kültürel envanteri henüz tamamlanmış değil. Gerek doğal gerekse arkeolojik ve tarihi buluntu yerleri, tarım, sanayileşme, kentleşme, definecilik ve özellikle de baraj yapımı gibi etkenlerle hızla tahrip olurken, araştırmaların hızlandırılması korumanın temel koşulu haline geliyor. Çünkü, Türkiye’nin arkeolojik envanteri tamamlanmadığı

Geçmişi Anlaşılır Kılmak

Yayın bilgileri:
Dinçer, B.,
 2003, “Geçmişi Anlaşılır Kılmak”, Aydınlık 828: 50.


Geçmişi Anlaşılır Kılmak
Berkay Dinçer
Bu yıl 25’incisi Ankara’da düzenlenen Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu’na, 200’den fazla bilimci bildirileriyle katıldı ve Türkiye’nin dört bir yanında yapılan bilimsel araştırmalarını meslektaşlarıyla ve öğrencilerle paylaştılar.

Sempozyum, pek az ülkenin düzenleyebileceği bir boyuttaydı; Türkiye’de yapılan bütün arkeolojik araştırmaları kapsıyordu... İzleyiciler, 15 milyon yıllık fil fosillerinden Osmanlı camilerine kadar, Anadolu’nun tüm tarihi gelişimine kanıtlarıyla tanıklık etme fırsatı buldular.

SEMPOZYUM’UN DİLİ TÜRKÇE

Sempozyum’a katılan bilimcilerin çoğu Avrupa, Amerika ve Asya kıtalarındaki onlarca ülkeden kalkıp Türkiye’ye gelmişlerdi. Onları buraya getiren, belki de bugünkü kültürel seviyemizin oluşmasında, dünyanın geri kalanına oranla biraz daha fazla öneme sahip bir coğrafyanın tarihini anlama isteğiydi.

Sempozyum’un genelde ortak bir dili vardı: Türkçe. Almanya’dan Klaus Schmidt gibi, henüz Türkçe’yi öğrenme aşamasında olan bazı arkeologlar -Türkiye’nin Eurovision yarışmasını İngilizce bir şarkıyla kazanmasından da biraz destek alsalar gerek- bildirilerini İngilizce de sundular. Ancak, yıllardır bu ülkenin toprağına terini katan onlarca “yabancı” arkeolog, bilimsel araştırmalarının sonuçlarını Türkçe konuşarak bu ülkenin insanlarıyla paylaşıyordu. Sempozyum’da verilen aralardan birinde, bir Alman ve bir İtalyan arkeologun birbirlerine hallerini Türkçe sormaları, bu ülkenin kültür tarihine ilgi duymanın yarattığı ortaklıkları göstermesi açısından ilginçti.

TÜRKİYE ÇOK AZ BİLİNİYOR

Tüm tarihçiler ve arkeologlar, Türkiye’nin kıtaları birleştiren konumundan dolayı, tarihin her döneminde çok önemli olduğunda hemfikirler. Fakat, her yıl Türkiye’de yapılan arkeolojik araştırmaların sayısı, Türkiye’den oldukça küçük ülkelerdekinden bile az. Örneğin Çek Cumhuriyeti’nde

Türkiye'nin Tarihöncesinden Bir Kesit

Yayın bilgileri:
Dinçer, B.,
 2004, "Türkiye'nin Tarihöncesinden Bir Kesit", Bilim ve Gelecek 5: 10-12


Türkiye'nin Tarihöncesinden Bir Kesit
Berkay Dinçer
Türkiye’de düzenlenen bilimsel etkinlikler içinde çok önemli bir yere sahip ve artık gelenekselleşmiş olan Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu’nun 26’ncısı bu yıl 24-28 Mayıs tarihlerinde, Konya’da, Selçuk Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, gerçekleştirildi. 1979 yılında 38 bildirinin sunulduğu ve o yıldan sonra kesintisiz olarak her yıl yapılan sempozyumun bu yılki programında 251 bildiri vardı. Bu rakamdan yola çıkarak son 25 yılda Türkiye arkeolojisinin, en azından araştırma sayıları bakımından, altı kat büyüdüğünü söyleyebiliriz. 2003 yılında Türkiye topraklarında 97 yüzey araştırması ve 235 kazı gerçekleştirildi. Ancak kazı ve araştırma alanlarını bir haritaya yerleştirdiğimizde, Türkiye’nin üç basamaklı arkeolojik araştırma rakamlarının, coğrafyasının büyüklüğüyle aynı oranda çok olmadığını görebiliriz.

Günümüzde, tüm dünyada halkların ilgisi yoğun bir biçimde, uygarlığın doğduğu topraklara, dolayısıyla Türkiye’nin geçmişine de yöneliyor. Türkiye’de de insanlar Türkiye’nin kültür tarihine meraklanmaya başladılar. Oysa günümüzde Türkiye’nin, en azından tarihöhcesi arkeolojisiyle ilgili olarak, hakkında hiçbir şey bilmediğimiz bölgeleri, hakkında “az çok” bilgi sahibi olduğumuz bölgelerinden çok daha fazla. Evrim sürecinde Afrika’dan yola çıkıp tüm dünyaya yayılan atalarımızın ilk uğradığı yerlerden biri olan Türkiye’de, Paleolitik Çağ’dan Osmanlı’ya kadar kültür tarihinin tüm süreçleri hakkında ayrıntılı bilgiye sahip olduğumuz tek bir bölge bile yok. Bugün için sahip olduğumuz arkeolojik bilgi,

Bilimlerin Tarihle Kesişme Noktası

Yayın bilgileri:
Dinçer, B.,
 2004, "Bilimlerin Tarihle Kesişme Noktası", Aydınlık 875: 54-55.


Bilimlerin Tarihle Kesişme Noktası
Berkay Dinçer
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin düzenlediği 4. Arkeolojik Kazı ve Araştırmalar Toplantısı, 19-21 Nisan tarihleri arasında, Vezneciler’de bulunan Kuyucu Murat Paşa Medresesi’nde gerçekleştirildi. Gerek arkeoloji öğrencilerinin, gerekse başka bilim dallarından öğretim üyelerinin, üç gününü de yoğun bir ilgiyle izlediği toplantıyla birlikte, bir de poster sergisi düzenlendi. Bilim insanları konularında uzmanlaştıkça topluma yaptıkları işi anlatmaları zorlaşır. Çünkü bir bilimde ilerledikçe, başta kullandığınız dil olmak üzere, toplumdaki pek çok kişinin anlayamayacağı bir şekilde meslektaşlarınızla iletişim kurmaya başlarsınız. Toplantının en önemli unsurlarından biri olan poster sergisi, bilim insanı-toplum iletişimsizliğini aşmaya çalışmanın bir göstergesiydi. Çünkü posterle, yapılan kazı ve araştırmalar özetleniyor ve en sade, en önemli ve anlaşılabilir mesajlar veriliyor.

TÜRKİYE’NİN HER YERİNDE İÜ’NÜN ALIN TERİ

Toplantıda sunulan bildiriler, çoğunlukla, Antalya’dan Samsun’a, Edirne’den Van’a kadar Türkiye’nin dört bir yanında yapılan ve onbinlerce yıldan, birkaç yüzyıl öncesine kadar değişik dönemlerle ilgili araştırmaları içeriyordu. Neredeyse Türkiye’nin her bölgesinde İstanbul Üniversitesi’nin öğretim üyelerinin ve öğrencilerinin yürüttüğü, katıldığı arkeolojik kazılar var. Ancak İstanbul Üniversitesi’nin araştırmaları sadece Türkiye ile sınırlı değil.

Türkiye Arkeolojisi 'İzin' Bekliyor

Yayın bilgileri:
Dinçer, B., 2003
"Türk Arkeolojisi 'İzin' Bekliyor...", Aydınlık 863: 46-47.

Türkiye Arkeolojisi 'İzin' Bekliyor...
Berkay Dinçer
Türkiye’nin bir tarih, bir arkeoloji ülkesi oluşuyla ilgili reklamlar yabancı televizyon kanallarında gösterilirken ve herkes “uygarlığın beşiği olmak”la övünürken, Türkiye’nin geçmişi, birilerinin çoğunlukla küçümsediği, kendimize “onlara liderlik etmeyi” yakıştırdığı Suriye, Irak, İran, Lübnan kadar bile bilinmiyor. Türkiye’de gerçekleştirilen arkeolojik araştırmalar mevcut potansiyelinin çok küçük bir parçası. Türkiye topraklarında mutlaka onlarca Çatalhöyük, Çayönü ya da Göbekli Tepe hâlâ keşfedilecekleri günü bekliyor. Türkiye’nin uygarlığın beşiği olduğu gerçeğe çok uygun bir tanımken, araştırmaların sayısının böylesine kısıtlı oluşu, övündüğümüz kültürel mirasımızı tam olarak anlayamadığımızı ortaya koyuyor.

Araştırma sayısının kısıtlı kalmasının temel nedeni, arkeolojik araştırmaları düzenleyen yasalar. 19. yüzyılın başlarından itibaren pek çok arkeolojik eser yurtdışına çıkarılmıştı. 1884’te hazırlanan Asar-ı Atika Nizamnamesi de, bu nedenle, Türkiye’de bulunan tüm tarihi eserleri devletin malı olarak görerek korumayı hedefliyor ve bunların yurtdışına çıkarılmasını yasaklıyordu. Cumhuriyet kurulduktan sonra çıkarılan arkeolojiyle ilgili tüm yasalarda da, Asar-ı Atika gibi, kaçakçılığa karşı önlem alma kaygısı ön planda tutuluyor.

Türk Arkeolojisinin Bir Yılı: 2002

Yayın bilgileri:
Dinçer, B., 2003
“Türk Arkeolojisinin Bir Yılı: 2002”, Bilim ve Ütopya 109: 10-11.

Türk Arkeolojisinin Bir Yılı: 2002
Berkay Dinçer
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 25-31 Mayıs günleri arasında düzenlediği 25. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu Ankara’da toplandı. Artık gelenekselleşmiş olan sempozyumun içeriği bu yıl altı güne sığdırılmıştı. 1999 yılında dört gün olan sempozyum süresinin önce beş, sonra da altı güne çıkarılması Türk arkeolojisindeki gelişimin de bir göstergesiydi.

Arkeolojinin bölgelere ve çağlara göre farklı uzmanlık alanlarına ayrıldığı ve çağdaş arkeolojide pek çok araştırmanın çokdisiplinli bir şekilde yapıldığı günümüzde, böyle bir sempozyumun coğrafi olarak tüm Türkiye’yi kapsaması ve herhangi bir dönem ayrımı yapılmaksızın düzenlenmiş olması, hem farklı alanlarda çalışan bilim insanlarının diğer alanlarda olup bitenleri takip edebilmesi, hem de izleyicilerin Türkiye tarihini bütüncül bir şekilde görmeleri için oldukça yararlıydı.

KAZI SAYISININ KISITLILIĞI VE KİMİ BAŞKA SORUNLAR

Günümüzde pek çok ülkenin, kendi sınırlarında yapılan tüm arkeolojik araştırmalarının sonuçlarını böyle bir sempozyumda toplaması neredeyse olanaksızdır. Bunda, özellikle gelişmiş ülkelerde, bir yıl içinde yapılan araştırma sayısının bir kaç bin, hatta on binlerce, olmasının yanında,