Arkeoloji Kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arkeoloji Kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Türkiye Bilimler Akademisi Arkeoloji Dergisi (TÜBA-Ar) sayıları -PDF

1998 yılından itibaren yayınlanan Türkiye Bilimler Akademisi Arkeoloji Dergisi, ülkemizde arkeolojiyle ilgili yayınlanan en önemli dergilerden bir tanesidir.
*Aşağıda bağlantılarını bulacağınız pdf dosyaları PB Arkeoloji'de barındırılmamaktadır. Burada telif hakkı sahibinin çıkarlarına zarar vermeyecek bir şekilde, eğitim amacıyla sunulmaktadır. Bu dosyaların çoğunluğuna tuba.gov.tr sitesinden de erişmeniz mümkün.

Hepsini indirmek isterseniz "JDownloader" programını kullanmanızı tavsiye ederiz. TÜBA-Ar ciltleri ortalama olarak 15MB büyüklüğündedir.

Mevcut bütün sayıları tek bir dosyada indirmek için tıklayın (173MB).

Türkiye Bilimler Akademisi Arkeoloji Dergisi (TÜBA-Ar) 1 (1998) [henüz online yayınlanmadı]
+İçindekiler

Türkiye Bilimler Akademisi Arkeoloji Dergisi (TÜBA-Ar) 2 (1999)
+İçindekiler

Arkeometri Sonuçları Toplantısı ciltleri - PDF

1985 yılından itibaren her yıl Türkiye Kültür Bakanlığı tarafından düzenlenen Arkeometri Sonuçları Toplantısı'nın PDF ciltlerini indirmek için bu sayfadaki bağlantıları kullanabilirsiniz.

*Aşağıda bağlantılarını bulacağınız pdf dosyaları PB Arkeoloji'de barındırılmamaktadır. Burada telif hakkı sahibinin (TC Kültür Bakanlığı) çıkarlarına zarar vermeyecek bir şekilde, eğitim amacıyla sunulmaktadır. Bu dosyaların çoğunluğuna Kültür Bakanlığı'nın kendi sitesinden de erişmeniz mümkün. 
Hepsini tek bir dosya olarak buradan indirin. (150MB — Yeni güncellendi 03.01.2011)

Arkeometri Sonuçları Toplantısı ciltlerini tek tek indirmek için aşağıdaki bağlantıları kullanın:

Araştırma Sonuçları Toplantısı ciltleri -PDF

Araştırma Sonuçları Toplantısı ciltlerinde Türkiye'de gerçekleştirilen yüzey araştırmalarının sonuç raporları yer alır. Raporlar, çizim ve resimlerle birlikte sunulur.
*Aşağıda bağlantılarını bulacağınız pdf dosyaları PB Arkeoloji'de barındırılmamaktadır. Bu dosyalar telif hakkı sahibinin (TC Kültür Bakanlığı) çıkarlarına zarar vermeyecek bir şekilde ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Bu dosyaların çoğunluğuna Kültür Bakanlığı'nın kendi sitesinden de erişmeniz mümkündür.
Hızlıca hepsini indirmek için paketleri kullanın:
İndirmek istediğiniz cilt paketlerini seçin (her biri 100-140MB boyutlarında):
[1-9] [10-15] [16-21] [22-25] Yeni: [26-28]

Araştırma Sonuçları Toplantısı ciltlerini tek tek, ihtiyacınıza göre indirin:

1. Araştırma Sonuçları Toplantısı (1983)

Kazı Sonuçları Toplantısı ciltleri- PDF

1979 yılından itibaren her yıl Türkiye Kültür Bakanlığı tarafından düzenlenen Kazı Sonuçları Toplantısı'nın ciltlerini bu sayfadan PDF olarak indirebilirsiniz. Türkiye'de gerçekleştirilen neredeyse her arkeolojik kazının çalışma raporlarının bulunduğu bu ciltler, Türkiye arkeolojisiyle ilgili en önemli kaynaklardandır. Birinci cilt ne yazık ki yayınlanmamış olduğu için bulunmamaktadır.
*Aşağıda bağlantılarını bulacağınız pdf dosyaları PB Arkeoloji'de barındırılmamaktadır. Burada telif hakkı sahibinin (TC Kültür Bakanlığı) çıkarlarına zarar vermeyecek bir şekilde, eğitim amacıyla sunulmaktadır. Bu dosyaların çoğunluğuna Kültür Bakanlığı'nın kendi sitesinden de erişmeniz mümkün. 
Hepsini indirmek isterseniz "JDownloader" programını kullanmanızı tavsiye ederiz. Kazı Sonuçları Toplantısı ciltleri ortalama olarak 15MB büyüklüğündedir, kazılarla ilgili makalelerle birlikte resimler ve çizimler de pdf dosyalarında yer almaktadır (toplam boyut 878MB).

Hızlıca hepsini indirmek için paketleri kullanın:
İndirmek istediğiniz cilt paketlerini seçin (her biri 110-130MB boyutlarında):
[1-10]  [11-16]  [17-20]  [21-24]  [25-28]  [29-30]  Yeni: [31-32]

Kazı Sonuçları Toplantısı ciltlerini tek tek, ihtiyacınıza göre indirin:

2. Kazı Sonuçları Toplantısı (1980), Ankara

Yarımburgaz Mağarası Orta Pleistosen Kaydı. Bir kavşakta kültür ve biyoloji


Culture and Biology at a Crossroads. The Middle Pleistocene Record of Yarımburgaz Cave
Editörler: Howell, F. Clark - Güven Arsebük - Steven L. Kuhn - Mihriban Özbaşaran - Mary C. Stiner

Türkiye'nin en önemli Paleolitik Çağ buluntu yerlerinden olan Yarımburgaz Mağarası'yla ilgili bir monografi geçtiğimiz aylarda yayınlandı.

Kitapta Yarımburgaz Mağarası'nda 1988-1990 yıllarında gerçekleştirilen kazılarla ilgili sonuçlar bulunuyor. Jeoarkeoloji, tarihleme yöntemleri, fauna buluntuları ve taş aletlerle ilgili analizler ayrıntılı olarak yayınlanmış.

Kitap hakkında

400 s, renkli ve s/b resimler, sert kapak ciltli, İngilizce. Yayıncı: Ege Yayınları

İçindekiler

Arkeoloji Kitabı: Geçmişi Okumak (Ian Hodder, Scott Hutson)

Geçmişi Okumak, Arkeolojiyi Yorumlamada Güncel Yaklaşımlar

Yazarlar: Ian Hodder, Scott Hutson

Çevirmenler: Burcu Toprak, Emre Rona

Yayınevi: Phoenix


* Kitap arka kapağından alınan aşağıdaki içerik ve kullanılan görsel malzeme, kitabın editörlüğünü yapan Güneş Duru'nun izni ile yayınlanmaktadır.

Arka kapak:

Dünyanın en önemli kazı alanlarından biri olan Çatalhöyük'te sürdürülen kazılar için Çatalhöyük Arkeoloji Projesi'nin başkanı olarak 16 yıldır Türkiye'de çalışan İngiliz arkeolog Ian Hodder, arkeolojide post-süreçsel teorinin öncüsüdür. Ian Hodder ve Scott Hutson bu kitapta, arkeolojinin günümüz dünyasındaki yorumlayıcı potansiyeline değiniyorlar. Nesnel ve pozitivist perspektiflerin ötesine geçmeye çabalıyor ve arkeolojiyi dar bir çerçeveye hapseden negatif terimlerden kurtulmaya çalışıyorlar. Çünkü Hodder'ın sözleriyle; "Geçmiş bize nesnel olarak verilmemiştir, arkeoloji sadece gerçekleri tanımlamak ve hipotezleri onlara karşı sınamak değildir. O, karmaşık sosyal olguların içine saklanmış, yorumlayıcı bir teşebbüstür."

Hodder ve Hutson, Geçmişi Okumak'ta arkeolojik geçmişin belirsizliğini anlamanın arkeolojiye kazandırılacak farklı bakış açılarıyla mümkün olabileceğini savunuyorlar. Yorum bilim, eylemlilik ve tarihin önemi üzerine yoğunlaşan yazarlar, post-yapısalcılık ve neo-evrimsel teorinin yanında fenomenoloji gibi teorinin yeni dallarındaki son gelişmeleri de araştırıyorlar. Ayrıca feminist arkeoloji, kültür tarihçi yaklaşım, söylem ve gösterge teorileri üzerine yeni bilgiler barındıran bu kitap, geçmişe ilgi duyan bütün öğrenci ve bilim insanları için okunması gereken temel bir eserdir.

Kapıdağı Yarımadası ve Çevresindeki Adalar Tarihi ve Arkeolojisi Üzerinde Araştırmalar / Reşit Mahzar Ertüzün

Yiğit Ozar

Kapıdağı Yarımadası ve Çevresindeki Adalar Tarihi ve Arkeolojisi Üzerinde Araştırmalar 

Reşit Mazhar Ertüzün’e yakın tarihimizin örnek yöneticilerindendir demek ya da İlhami Soysal’ın tanımıyla “Bir garip kaymakam” (Milliyet, 23.09.1987) demek bir yanılgı değildir. 1946-49 yıllarında Erdek kaymakamlığı yapan Ertüzün’ün buradaki icraatları yalnızca bir kaymakamın görevleri ile sınırlı kalmamış, bölgenin yitip gitmekte olan kültürel mirası için verdiği mücadeleyi “Kapıdağı Yarımadası ve Çevresindeki Adalar: Tarih ve Arkeolojisi Üzerinde Araştırmalar” isimli monografisi ile bilimsel bir tabana oturtmuştur.

Ertüzün, bir arkeolog olmadığı halde neden böyle bir çalışmaya girdiğini kitabının önsözünde şu satırları ile açıklıyor;
“(…) Değersiz yapılara sıva olmadan önce kurtarıp derlemeğe çalıştığım eserleri Erdek’te kurduğum açık müzeye yerleştirirken bu didinmelerime kendince acınan ve Hadrianus tapınağındaki kireç ocağını son işletenler arasında bulunan birisi ‘Günün birinde bir kaymakamın bu taşları toplamaya kalkışacağını ne bilirdim. Ocakta öyle heykeller yaktım ki çıplak kadınlar kireç olunca bile hala bana güler dururlardı’ demişti. Elinizdeki kitap işte bu sözler yüzünden yazılmıştır.
(…)
Bir tarih ve arkeoloji amatörünün içinde bulunduğumuz ihtisas çağındaki bu cür’etinin ve yanlışlıklarının ‘hiç yapmamaktansa az da olsa yapmağa uğraşmak’ gerektiği yolundaki inancımın bağışlanacağını umuyorum.
”


Kitap üzerinde Kyzikos kentinin de kurulu olduğu Kapıdağı yarımadasını, çevresindeki adalarla birlikte ele alarak bölgenin Eskiçağ'ını coğrafi bir bütünlük içinde veriyor.

Marmara denizinin güneyinde deniz yollarına hakim Kapıdağ yarımadasının anakara ile birleştiği berzahın hemen kuzeyinde kurulmuş olan Kyzikos, bu konumuyla Konstantinius’un Byzantion’u başkent yapmasına kadar bölgenin en önemli kenti olmuştur. Mö 7. yüzyılda kurulduğu düşünülen kentin ilk sakinleri bilindiği kadarıyla, Yunanistan’ın Thesallia bölgesinden gelen Dolionlar’dır. Kent, tarihi boyunca uyguladığı kıvrak politikalar sayesinde Anadolu’nun kaos dolu zamanlarından olabildiğince az zarar görmüş, bu özelliği ile Strabon’un da dikkatini çekmiştir;

Göl İnsanları; Evrim Sürecinden Bir Kesit / Richard Leakey-Roger Lewin

Okan Sezer


Göl İnsanları

Göl İnsanları; hayatın ve doğanın ateşleyici gücü olan evrimi ve içindeki insanın yolculuğunu bizlere sunmaktadır. Şimdilik 2.5 milyon yıla tarihlenen insan-alet ilişkisi, tabiata ''insan'' kavramını kazandırmıştır. Leakey ve Lewin bu araştırmalarında insan-alet diyalektiğini başlangıç alarak insan evriminin -bugün için geçerli olan- son durağı Homo sapiens’i ve filogenezini (soy ağacını) ''kendi dünya görüşleri'' ile mercek altına alıyorlar.

Kitabı, paleoantropolojiden yardım alarak fosil yorumu yapan bölüm ve eldeki arkeolojik verilerle birlikte ''aletin arkasındaki insan''ı sosyal boyutuyla inceleyen bölüm olarak ikiye ayırabiliriz. Birinci bölüm, Ramapithecus’un doğal seçilimin zorunlu neticesi (azalan orman kaynakları vb.) ile kuzenleri tarafından ağaçtan atılması ve ağaçtan kovulan Ramapithecus’un iki ayağı üstüne çıkması gibi insanın evrim çizgisindeki kilit noktalardan birini gerek jeolojik, gerek arkeolojik verilerle anlatması açısından önemlidir (tahmini olarak 15-16 milyon). Kolları ve elleri serbest kalan Ramapithecus maddeyle tanışma olasılıklarını da arttırmıştır. Birinci bölümün incelediği diğer sorunsallar arasında kıtalar arasındaki fosil boşlukları ve Afrika’dan çıkış sıralanabilir.

İkinci bölüm ise insanın ve de toplumların gelişim dinamiklerini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Gereksinmenin aleti, aletin gereksinmeyi yaratması ve insanın varolabilmesindeki önemli etkenlerden bir tanesi olan sosyal organizasyonun zorunluluğu, "gelişim dinamikleri ne?" sorusuna ikinci bölümün verilebileceği yanıtlar arasında yer alır.

Göl İnsanları okumadaki akıcılığı sayesinde diğer örnekleriyle karşılaştırıldığında ender bulunan bir çeviridir. Leakey ve Lewin evrim olgusu üstünden tarih ile tarihsel kavramlarını ortaya koymuşlardır. Anlatımlarında tarihin her dönemi için geçerli olan sosyal gelişmenin ilkeleri görülür. Göl İnsanları bence tüm bu özelliklerinden ötürü konu ile ilgili kişilerin yapacağı okuma listelerinde ön sıralarda yer almalıdır.


NOT: Şimdiki bilimsel verilerimizle daha net bir şekilde görüyoruz ki, Ramapithecus hominid ailesinin dışında olup insan evriminde başat bir rol oynamamıştır. Hominid familyasının oluşturan türün ve de olayın artık daha geç dönemlerde olduğu bilinmektedir.


**
Kitap arkasından:
Göl İnsanları'nda insanın fiziksel, sosyal ve düşünsel evriminin bir kesiti anlatılmakta. 2,5 milyon yıl önce yaşayan atalarımızın yaygın kanının tersine barışçıl varlıklar olduklarını öne süren bu kitap, insanlığın geçmişini, bugününü ve geleceğini merak eden herkesin ilgini çekecektir.

Göl İnsanları;
Evrim Sürecinden Bir Kesit

Yazar: Richard Leakey ve Roger Lewin
Basım yılı: İlk baskı 1997
Yayım dili: Türkçe
Sayfa sayısı: 232
ISBN No: 975-403-086-3
Yayıncı: Tübitak

Eski Eser Yağması; Soygun, Hırsızlık, Kaçakçılık Olayları ve Bir Müze Soygunu / Ahmet Semih Tulay

Rıdvan Gölcük


Müze bekçisine gece yaptığı denetimlerden dolayı bekçi tarafından savcılığa "canıma kast edecek" diye şikayet edilen; müzenin olmayan deposuna eserleri kaldırmadığı için suçlanan; gece bekçisi uyuyup müzeyi soydurdu diye hücreye konarak beş gün plastik sandalyede tutulan bir müzeci, bir arkeolog!

Tüm bu anlatımlardan onun bir Aziz Nesin öyküsü kahramanı- ya da mağduru- olduğu sanılabilir. Oysa, Ahmet Semih Tulay müdürlüğünü yaptığı sırada gerçekleşen Milet Müzesi soygunu ve sonrasını “Eski Eser Yağması: Soygun-Hırsızlık Kaçakçılık Olayları Ve Bir Müze Soygunu” adlı eseriyle kitaplaştıran emekli bir müzeci. Tulay kitabında soygun ve sonrasını ayrıntılarıyla anlatmakla kalmayıp; “Müze Nedir?”, “Türk Müzeciliği”, “Eski Eser Kaçakçılığı”, “Türkiye’ deki Müze Soygunlarının Nedenleri”, “Müze Soygun Yöntemleri” gibi başlıklar ile sorunları ve çözümleri bütünsel bir yaklaşım ile ortaya koymayı başarıyor.

Meslektaşları, sorunsallar geçit resmi karşısında dertlenmeyi mesleğin bir parçası haline getirmiş, çözüm üretmeye yabancılaşmışken; Tulay bir aydın sorumluluğu ile önerilerini ortaya koyarak paylaştığı anıları ile toplum belleğine önemli bir katkıda bulunuyor.