Yarımburgaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yarımburgaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yarımburgaz Mağarası Orta Pleistosen Kaydı. Bir kavşakta kültür ve biyoloji


Culture and Biology at a Crossroads. The Middle Pleistocene Record of Yarımburgaz Cave
Editörler: Howell, F. Clark - Güven Arsebük - Steven L. Kuhn - Mihriban Özbaşaran - Mary C. Stiner

Türkiye'nin en önemli Paleolitik Çağ buluntu yerlerinden olan Yarımburgaz Mağarası'yla ilgili bir monografi geçtiğimiz aylarda yayınlandı.

Kitapta Yarımburgaz Mağarası'nda 1988-1990 yıllarında gerçekleştirilen kazılarla ilgili sonuçlar bulunuyor. Jeoarkeoloji, tarihleme yöntemleri, fauna buluntuları ve taş aletlerle ilgili analizler ayrıntılı olarak yayınlanmış.

Kitap hakkında

400 s, renkli ve s/b resimler, sert kapak ciltli, İngilizce. Yayıncı: Ege Yayınları

İçindekiler

Yarımburgaz Mağarası; Bir Tahribat Klasiği

Berkay Dinçer*
Dinçer, B., 2008
"Yarımburgaz Mağarası; Bir Tahribat Klasiği", Evrensel Gazetesi Küçük Çekmece Kent Eki, 4 Ekim 2008.


Yarımburgaz Mağarası, İstanbul'un arkeolojik açıdan en önemli buluntu yerlerinden bir tanesidir. Küçük Çekmece Gölü'nün hemen kuzeyinde bulunan Yarımburgaz, aşağı ve yukarı olmak üzere iki mağaradan oluşur. 19. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren önce jeologların, daha sonra da gezginlerin ilgisini çeken mağara, 20. yüzyılın sonlarında arkeologların bilimsel çalışmalarının konusu olmuştur. 21. yüzyılın başlarındaysa, mağara artık alemcilerin, uçucu madde bağımlıların mekânı hâline gelmiştir. Bu haliyle Yarımburgaz Mağaraları, Türkiye'de insan eliyle gerçekleştirilen tahribatın insanlık tarihini nasıl yok ettiğiyle ilgili en üzücü örneklerin başında gelmektedir.

Mağaranın arkeolojik önemiyle ilgili ilk bulgular 1960larda Şevket Aziz Kansu ve Kılıç Kökten'in araştırmalarıyla ortaya çıkarılmıştır.

Türkiye'de Pleistosen (Paleolitik Çağ) Arkeolojisi

Türkiye'de Pleistosen (Paleolitik Çağ) Arkeolojisi (G. Arsebük'ün yazıları ışığında)
[İçindekiler]

Kaynakça
Paleolitik'le ilgili her şey


Bu yazıyı kaynak göstermek için:
Dinçer, B.,
2000 "Türkiye'de Pleistosen (Paleolitik Çağ) Arkeolojisi", PALEOBERKAY ARKEOLOJİ SİTESİ, 31.01.2000.

Bu yazıyı PDF olarak görüntüleyin ve/veya indirin.

3.2. Yarımburgaz Mağarası

En yoğun araştırılan Alt Paleolitik Çağ buluntu merkezlerinden biri olan Yarımburgaz İstanbul'un yaklaşık 21km. batısındadır [Arsebük 1995:21]. Yarımburgaz ile ilgili en önemli bilgilerden birisi, bence, gelecek kuşakların yapılan işi ve ulaşılan sonuçları denetleyebilmesi için Aşağı Mağara'da tekrar araştırılabilecek nitelikte bir alanın hiç dokunulmadan bırakılmasıdır [Arsebük 1998b:10]. Alt Paleolitik Çağ insan kültürüyle uyumlu bol ve değişik fauna kalıntılarının yanında mağarada yaşamış ayıların kemikleri de mevcuttur. Bunların başında, Avrupa'da en büyük çaplı örnekler arasında yer alan Ursus deningeri kalıntıları gelmektedir [Arsebük 1998a:73]. Yarımburgaz'da bulunan ayı azı dişlerine göre burada sırasıyla Ursus deningeri, Ursus spelaus ve Ursus cf. arctos olmak üzere 40'tan fazla ayının yaşadığı saptanmıştır [Arsebük 1995:21]. Ursus dişinden alınan örneklere ESR yöntemiyle tarihlendirme yapılmış ve GÖ. 161.000-390.000 tarihleri edinilmiştir. Burada bulunan aynı kültüre bağlı dört evre Orta Pleistosen'in ortalarına [Arsebük 1998a:73] ve Orta Pleistosen'in ikinci yarısına tarihlenmektedir [Arsebük 1995:21].
Resim: Yarımburgaz Mağaraları (İstanbul).

Yarımburgaz'da bulunan 1600'den fazla örnek [Arsebük 1995:22] içinde Levallois tekniğiyle çıkarılan yongalara ve Acheul türü iki yüzeylilere rastlanmamıştır. Bu önemli bir sonuçtur. Çünkü Orta Pleistosen'de Doğu Avrupa'da küçük boy taş aletlerin egemen olmasının nedeninin hammadde azlığı olduğu sanılıyordu ancak Yarımburgaz'da hammadde azlığı olmamasına karşın küçük boy aletlerin bulunması ve büyük iki yüzeylilerin olmaması, bunun bir gelenek ya da bir tercih olduğunun anlaşılmasını sağlamıştır; Yarımburgaz, Orta Pleistosen'de yaşayan grupların yerel malzemeden yararlanarak bazı özel aletleri oluşturamayacakları görüşünü çürütmüştür.

Ülkemizin şimdilik bilinen ve araştırılan en eski yerleşim yeri olan Yarımburgaz'da çıkan tüm kültür toprağı elenmiştir [Arsebük 1998b:14-15]. Genel olarak küçük ve kaba görünümlü yongaların egemen olduğu Yarımburgaz'da [Arsebük 1999:45], hammadde olarak çakmak taşı, kuvars ve kuvarsit kullanılmıştır. Taş işleyiminin gelişmemiş olduğu ilk bakışta gözükse de bu aslında doğru değildir. Yarımburgaz'daki taş işleyimi gereksiz ayrıntılarla zaman ve emek harcamamış ve yalnızca gerekeni yapmıştır [Arsebük 1998a:73].
Resim: Yarımburgaz Mağarası'ndan dişlemeli ve çontuklu taş aletler.

Bu makalenin bütün bölümleri