Prehistoric Bone tools - the forgotten artifacts

Konuşmacı: Alice Choyke - Rozalia Christidou

Tarih: 22 Mart 2007

Saat: 14:00

Yer: Prehistorya Anabilim Dalı Laboratuvarı

Adres: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Beyazıt-İstanbul

Duvarın Dibinde: Khirokitia (Kıbrıs) Neolitik Yerlesmesinin Yeniden Kurma Denemesi

Konuşmacı: Dr. Odile DAUNE-LEBRUN (CNRS Nanterre)

Tarih: 28 Mart 2007

Saat: 17:30

Yer: Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü Albert Gabriel Salonu, -1. Kat

Adres: Nuru Ziya S. 10, Beyoğlu-İstanbul

Khirokitia'da Kıbrıs Geç Çanak Çömleksiz Neolitiği: Yerleşme ve Mimarlık

Konuşmacı: Dr. Odile DAUNE-LEBRUN (CNRS Nanterre)

Tarih: 27 Mart 2007

Saat: 15:00

Yer: Prehistorya Anabilim Dalı Laboratuvarı

Adres: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Beyazıt-İstanbul

Maymunlar insanın atası mıdır?

Çoğunlukla dinsel düşüncelerden beslenen evrim karşıtlarının üzerinde en çok durdukları konulardan birisi, “evrimci” diye adlandırdıkları kişilerin insanla günümüz maymunları arasında bir ata-torun ilişkisi olduğunu iddia ettikleridir.

Oysa maymunların insanın atası oluşu, evrim karşıtları tarafından bilinçli olarak çarpıtılmış bir yalandır. Evrim konusuyla uğraşan hiçbir bilim insanı, insanın atasının maymunlar olduğunu söylememektedir.Ne Charles Darwin, ne de başka bir bilim adamı, kitaplarında böyle bir şeyden bahsetmez. Evrim teorisinin açıkça ortaya koyduğu, insanın diğer hayvanlarla akraba olduğudur. Bu akrabalık ilişkileri çerçevesinde, insan, şempanze, orangutan ve gorille birlikte primatlar takımını oluşturur. Dolayısıyla, insanın bu adı geçen türlere daha yakın olduğunu, onlarla diğer hayvanlara oranla daha fazla benzeştiğini söyleyebiliriz.

Fareyle insanın bile genlerinin çoğu benzeşirken, insanla şempanze, orangutan ve gorillerin benzerliğinin daha fazla olması şaşırılacak bir şey değildir. İnsanın ve maymunların atası (hatta günümüzde yaşayan tüm canlıların atası) ortaktır, biri diğerinin atası değildir. Şöyle düşünebiliriz, insanla maymunlar aynı “adamın” torunlarıdır. Aralarındaki ilişki kuşaklar geçtikçe azalmakta, farklılıklar büyümektedir. Dolayısıyla aralarında, bir “evrimsel köprü” yoktur.

Nasıl ki, atla eşek, kaplanla kedi, kurtla köpek birbirine benzerse, insanın da bu adı geçen türlere anyı şekilde benzemesi söz konusudur. Bunu, bir ilkokul çocuğu bile bu hayvanların resimlerine bakarak kendi kendine fark edebilir.

Arkeoloji ve Antropoloji

Amerika'da üniversitelerde resmi olarak, arkeoloji bölümleri antropoloji şemsiyesi içinde yer alır ve dolayısıyla da Avrupa'da arkeologların yaptığı işleri Amerika'da antropologlar yapar. Buradan bakınca, antropoloji, "insan bilim" olarak arkeolojiyi de içeriyor bir anlamda...

Kısa bir Amerika seyahatinden sonra Türkiye'ye geri dönersek, burada, antropoloji ile arkeoloji arasında dağlar var gibi. Bunun nedeni, Türkiye'de antropolojinin, sosyal antropoloji olarak yaygın olması. Fizik antropoloji ise, insanın vücuduyla ilgilenir. Dolayısıyla, fizik antropologlar kazılarda bulunan insan kemiklerinin incelenmesi ve anlaşılması konusunda arkeologlara çok yardımcı olurlar. Onların çalışmalarıyla kazılarda bulunan insanların ölmeden önce ne tür hastalıklar geçirdiği (ve bunlardan yola çıkarak o dönem insanlarının temel hastalıkları ve dolayısıyla da yaşayışı), insanların ölüm nedenleri, ortalama ölüm yaşı hakkında bilgiler elde edilebilir. Her şeyden önemlisi, antropolog, kazıdan çıkacak iskeletleri kendisi çalışacağı için, bir iskeletin kazısını yapmayı, bu işte uzmanlaşmamış olan bir arkeologtan çok daha iyi becerebilir ve kazı sırasında kaybedilebilecek bilgiyi azaltabilir.

Paleoantropologlar ise, daha çok insan evrimi üzerine yoğunlaşmışlardır bildiğim kadarıyla. Bu da onların fosil insanların araştırılmasında normal fizik antropologlara göre daha fazla bilgili olmasını gerektirir. Onlar da, bizim türümüz olan Homo sapiens sapiens'i gayet iyi bilirler, fakat buna ek olarak kazıda bulunan bir insan türünü, eğer bu artık yaşamayan bir atamıza aitse, daha kolay tanıyabilirler.

Kazılarda değişik bilim dallarından insanlarla çalışmak daha geniş bir bakış açısı sağlıyor. Bu geniş bakış açısı, kazıda birlikte çalıştığımız için biliyorum, insanların en eski kültürlerini anlamamızda çok yardımcı oluyor. Bazen bir taş alet buluyoruz ve onunla ilgili, o dönem insanlarının fiziksel özelliklerini de düşünen birisinin yaptığı yorumlar bizim taş aletleri daha iyi anlamamızı sağlıyor. Bizler arkeologlar olarak, insanın fiziksel yapısından çok, kültürleriyle ilgilendiğimiz için, antropolojik yorumlar, olayları daha geniş bir bakış açısıyla görmemize çok yardımcı oluyor.

Zemin

Bu siteyi ilk ziyaret ettiğimde, gerçekten çok etkilendim. "Zemin" arkeolojiyle ilgili son haberleri, üzerine çok emek harcandığı belli olan nitelikli yorumları içeren ve daha çok bir blog görünümünde olan bir site. Bence, tam olarak ihtiyacımız olan bir şeydi bu... Kendi tanımlarıyla, "kendi mesleklerinde akademik çalışmalar yapmakta olan bilim insanları" olan bu sitenin yürütücüleri, tebrik edilmesi gereken, muhteşem bir iş ortaya çıkarmışlar. Bu sitenin övgüyü hak eden bir başka yönü de, Türkçe'nin özenli ve anlaşılır kullanılması.


http://zemin.terapad.com/

PaleoBerkay RSS Yayınları

RSS/Atom yayınları, ilgilendiğiniz bloglardaki yeniliklerden anında haberdar olmanızı sağlar. Bunun için web sitelerini ziyaret etmeniz gerekmez.

PaleoBerkay arkeoloji blogu da size bir RSS/Atom yayını sağlar. Bu yayını kullanarak bloga eklenen yeni yazılardan anında haberdar olabilirsiniz.

RSS/Atom yayınımız http://feeds.feedburner.com/PaleoBerkay adresinde yer almaktadır. Bu adresi kopyalayarak bu tür yayınları okuyabileceğiniz programınıza ekleyebilirsiniz ya da bu sayfaya giderek my.yahoo ve google gibi üyesi olduğunuz kişiselleştirilebilir bir okuyucuya bu yayını ekleyebilirsiniz.

Bu yayınları e-posta olarak almak isterseniz, buraya tıklayın.

Özelleşmiş yayınlar sayesinde sadece ilgilendiğiniz konuları da takip edebilirsiniz.

* Arkeoloji Etkinlikleri
* Arkeoloji Linkleri
* Arkeoloji Resimleri
* Arkeoloji Makaleleri
* Arkeoloji Kaynakları
* Arkeoloji Özetleri
* Arkeoloji Yazıları


PaleoBerkay İngilizce Arkeoloji blogu, PB-Archaeology'nin RSS/Atom yayını http://feeds2.feedburner.com/PaleoBerkayArchaeology adresindedir. Buraya tıklayarak PB Archaeology'deki en son yazı ve resimleri epostanıza almak için kaydolabilirsiniz.

Eskiçağ'da Trakya, Boğazlar Tarihi ve Arkeolojisi

Konuşmacı: Mustafa Hamdi Sayar

Tarih: 29 Mart 2007

Saat: 16:00

Yer: İstanbul Arkeoloji Müzesi Okuma Salonu, Osman Hamdi Bey Yokuşu, Sultanahmet Eminonu-Istanbul

Telefon: 0212 5207740-41-42

Trakya Tarihi ve Traklar

Konuşmacı: Bilgin Turnali
Tarih: 22 Mart 2007
Saat: 18:00
Yer: Rehberler Odası Lokali
Adres: Sıraselviler C. Soğancı S. 7/4 Cihangir-İstanbul
Telefon: 0212-292 0520

TUREB uyelerine ücretsiz, diğerleri 15YTL.

Katılım için rezervasyon yaptırın: iro@tureb.net

İstanbul'da Bizans Manastırları

Gezi: İstanbul'da Bizans Manastırları
Tarih: 17 Mart 2007
Saat: 9:45 - 17:45
Bilgi için: iro@tureb.net
Telefon: 0212-292 0520
Rehber: Arkeolog Feridun Özgümüş

TUREB üyelerine ücretsiz, diğerlerine 50YTL.

Tarihi Yarımadanın Alan Yönetimi

Tarih: 13 Mart 2007
Saat: 18:30
Yer: Pera Muzesi Konferans Salonu
Adres: Mesrutiyet Caddesi No: 45 Tepebasi-Istanbul
Telefon: 212 334 09 00

İstanbul'un UNESCO Dünya Mirası Sorumluluğu Toplantıları I:
PANEL: Tarihi Yarımada'nın Alan Yönetimi

Düzenleyen: UNESCO İzleme Komitesi

Konuşmacılar:
Dr. Aylin Orbaşlı, Oxford Brooks Üniversitesi, ICOMOS İngiltere
İhsan Sarı, İstanbul Tarihi Yarımada Alan Yönetimi Başkanı
Tanju Akan, mimar-alan yönetimi uzmanı
Doç. Dr. Deniz İncedayı, moderatör, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

The Paleolithic of Turkish Thrace: Synthesis and Recent Results

Dinçer, B., L. Slimak, 2007
"The Paleolithic of Turkish Thrace: Synthesis and Recent Results", Türkiye Bilimler Akademisi Arkeoloji Dergisi (TÜBA-Ar) X: 49-61. [PDF - HTML]

Kaletepe Deresi 3: de l'Acheulleen au Mousterien en Anatolie centrale

Slimak, L., S. L. Kuhn, N. Balkan-Atlı, D. Binder, M. Grenet, B. Dinçer, 2007
"Kaletepe Deresi 3: de l'Acheulleen au Mousterien en Anatolie centrale", Anatolia Antiqua XV: 257-273. [PDF]

Anadolu'da İnsanın İlk Zamanları; Kaletepe

Dinçer, B., 2007
"Anadolu'da İnsanın İlk Zamanları; Kaletepe", Atlas 169: 62-70. [PDF - HTML]

Institute of Nautical Archaeology

1973 yılında kurulan Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü, doğu Akdeniz'de, özellikle Türkiye'de, araştırma ve kazılar yürütmektedir. 20 tondan fazla yüküyle Akdeniz'de klasik öncesi döneme; Son Tunç Çağı'na (yaklaşık MÖ 1300'e) tarihlenen, kazılmış en önemli batık olan Uluburun batığı; MÖ 440 ile 425 arasına tarihlenen Tektaş Burnu batığı; 10-20 bin civarında cam kap taşıyan ve bu rakamla Ortaçağ'a ait en büyük cam koleksiyonunu oluşturan, bilinen en eski satranç takımının bulunduğu, üzerindeki yazılı belgelerle MS 1025'e tarihlenen Serçe Liman batığı gibi oldukça önemli kazılar yürüten enstitünün web sitelerinde sualtı arkeolojisi ile ilgili pek çok resim ve yazı bulunuyor.

http://ina.tamu.edu/
http://www.diveturkey.com/inaturkey/

Dmanisi

Avrasya'daki şimdilik bilinen en eski insan yerleşimi olan Gürcistan'daki Dmanisi, yaklaşık olarak 1.8 milyon yıl öncesine tarihlenmektedir. Tiflis'in yaklaşık 85 kilometre güneşbatısında olan Dmanisi, aynı zamanda Ortaçağ'a ait önemli bir şehrin kalıntılarıyla da meşhurdur. Bu şehrin kalıntıları 1930lardan itibaren arkeolojik olarak araştırılmaktaydı. 1983'te buradan çıkan kemikler arasında Alt Pleistosen'e ait fauna kalıntıları bulununca, buradaki arkeolojik buluntuların çok daha eskiye ait olduğu anlaşıldı. Bunu, 1984'te ilk taş aletlerin ortaya çıkarılması izledi. Şu ana dek, Dmanisi'den 20'den fazla hominid kalıntısı bulundu. Bunlar, Asya ve Avrupa'nın en eski Homo erectuslar'ından çok Afrika'nın Homo ergasterleri'ne benzemektedir.

2002 yılından beri pek güncellenmemiş olduğu anlaşılan bu sitede, o güne dek yapılan arkeolojik araştırmalarda 800'den fazla taş aletin bulunduğu açıklanmaktadır. Bu taş aletler, çoğunlukla volkanik tüflerden yapılmışlardır ve bunlar Oldowan Mode 1 olarak bilinen bir işleyime aittirler. Düzeltili yongalar az sayıdadır.Yontuk çakıl aletler hem satır, hem kıyıcı satırlar şeklinde mevcuttur. Bu işleyimde, gelişkin Oldowan aletleri ve iki yüzeyliler yoktur. Taş aletler, Doğu Afrika'nın Acheul öncesi işleyimleriyle benzerlik göstermektedir.

Afrika'dan Dmanisi'ye giden doğal yollar üzerinde Anadolu'nun olduğunu biliyoruz. Dmanisi'nin tarihlemesi, Anadolu'nun ilk iskan tarihiyle ilgili oldukça önemli bilgiler sağlamaktadır.

http://www.dmanisi.org.ge/

ArchAtlas

ArchAtlas Projesi, yeni ortaya çıkan elektronik haritalama ve uydu fotoğrafı tekniklerini, ilk tarımcı toplulukların nerede ve nasıl ortaya çıktıklarını ve dünyaya ne şekilde yayıldıklarını anlamak için kullanan bir projedir. İlk başlarda, daha çok askeri amaçlar için kullanılan uydu fotoğraflarının, arkeolojide de yararlı bir şekilde kullanılabileceği, bunlardan işe yarar haritaların oluşturabileceği fikri, ilk olarak bunlardan basılı bir atlas yapılabileceği olarak 2000 yılında Oxford'da ortaya çıktı (proje 2005'te Sheffield'e taşındı). Buradaki verilerin elektronik olarak işlenmesi olanakları artınca, zaman ve mekândaki değişimlerin daha anlaşılabilir bir hale getirilmesi mümkün oldu. Böylelikle, basılı ortama oranla çok daha fazla görüntü ve animasyon etkili olarak kullanılır hale geldi.

http://www.archatlas.dept.shef.ac.uk/

Institute of Human Origins

İnsan Kökenleri Enstitüsü (IHO), insan evrimiyle ilgili bilimsel araştırmaları halka anlatmak için çalışmaktadır. İnsan evrimini daha iyi anlamak için IHO, değişik disiplinlerden bilimadamlarını bir araya getirmekte ve birlikte çalışabilecekleri bir ortam yaratmaktadır.

http://www.asu.edu/clas/iho/

PB Arkeoloji Haberleri

Günümüzde internette pek çok arkeoloji sitesi bulunuyor. Sitelerin sayısı arttıkça, insanların izlemek istedikleri içerikleri takip etmeleri de zorlaşıyor. Bu nedenle, bu günlerde podcast denilen sesli yayınlar ve RSS denilen yazılı yayınlar giderek daha fazla popülerleşiyor. Bu yayınlar sayesinde, sizin siteleri tekrar tekrar ziyaret etmenize gerek kalmıyor; bu yayınları okuyabilen özel programlar sayesinde yenilikleri masaüstünüzden takip edebiliyorsunuz. Ben de, arkeolojiyle ilgili yayınları uzunca bir zamandır bu şekilde takip ediyordum.

Ancak yeni başlayanlar için, bu yayınları okuyan bir programa ihtiyaç duyulması, bunların yaygın kullanımına engel olabilir düşüncesiyle, bu yayınları bir web sayfası içinden okunabilir hale getirmeye karar verdim. Bu sayfalarda, içeriği tamamıyla benden bağımsız olan Google, Yahoo, BBC, Discovery Channel, Wessex Archaeology gibi sitelerin arkeolojiyle ilgili RSS yayınlarını bir araya getirdim. Bu yayınların en üzücü yanı hepsinin şimdilik ne yazık ki sadece İngilizce olması. Arkeolojiyle ilgili Türkçe RSS yayınları olarak PaleoBerkay e-grubunun ve linkler sayfasının yayınlarını tavsiye ediyorum, bunların adreslerini İletişim sayfasında bulabilirsiniz.

http://pb-arkeoloji.blogspot.com/

Neanderthal Müzesi

1856 yılında Almanya'nın Neander Vadisi'nde bulunan insan kalıntıları, dünyada bulunan ilk insan fosilleriydi. Bu türe ait kalıntılar, daha önce, 1848 yılında İspanya'da ilk kez bulunmuş olsa da, Almanya'daki keşfe kadar, bunların insanın evrimine ait fosiller oldukları anlaşılamamıştı. Avrupa ve Yakındoğu'da Neandertal fosilleri yaygın olarak bulunmaktadır. Türkiye'de de Karain Mağarası'nda bu insan türüne ait kalıntılar bulunmuştur.

Neander Vadisi'ndeki bu dünyaca ünlü fosilin bulunduğu yerde, bugün Neanderthal müzesi bulunuyor. 1996 yılında açılan müzeyi yılda 170 binden fazla ziyaretçi geziyor. İnsan evrimini anlatan bu müze, "biz kimiz?", "nereden geliyoruz?" ve "nereye gidiyoruz?" gibi sorulara cevap vermek üzere tasarlanmış. Kalıcı sergi, insanın Afrika savanlarında başlayan ve bugün büyük şehirlerde devam eden kültürel evrimini anlatıyor, elbette, Neandertallere özel bir önem vererek. Sitede hem çocuklar, hem de öğretmenler için birer bölüm bulunuyor.

http://www.neanderthal.de/

Sualtı Arkeolojisi

Karadeniz ve Akdeniz arasındaki deniz ticaretini anlamak için, bu iki denizin birleştiği yere, Marmara Denizi'ne bakmak zorunludur. Birbirine bağladığı denizlere oranla oldukça küçük olan bu deniz, bir darboğaz olduğu için yine de çok fazla arkeolojik bilgi barındırmaktadır. Eski adı Propontis olan Marmara Denizi'ndeki bu zenginlikle ilgili bir ipucu olabilecek şekilde, denizin güneyindeki Marmara adalarında toplam 16 arkeolojik bulutu yeri keşfedildi. Bunlardan bir tanesi, deniz seviyelerindeki değişimler yüzünden sualtında kalmış bir Tunç Çağı höyüğüydü, iki buluntu yeri Ortaçağ'a ait amfora fırını, geriye kalan 13'ü ise batıklardı.

Bu buluntulardan biri olan, milattan sonra 13. yüzyıla ait Çamaltı Burnu batığı, ilk kez bir Türk ekip tarafından gerçekleştirilen sualtı arkeolojik kazısının konusu olarak seçildi. Bu kazıdan önce, bu döneme ait gemi yapım teknikleriyle ilgili neredeyse hiçbir şey bilinmiyordu. Deniz ticaretinde ahşap fıçılar yaygınca kullanılmadan önceki belki de son amforaları taşıyan bu batık, ayrıca mermer buluntular da içeriyordu. Bunlar, mermeriyle ünlü Marmara adasının yakınlarında bulunmuş ilk mermer kargosunu oluşturuyordu.

http://www.nautarch.org/

Chauvet

PaleoBerkay logosunun oluşturulmasında Chauvet Mağarası'nda, radyokarbon tarihlemesine göre, bundan 30-32 bin yıl önce çizilmiş bir baykuş resminden yararlanılmıştı. Bu mağara, 18 Aralık 1994 günü, speleoloji ile ilgilenen Jean-Marie Chauvet ve iki arkadaşı, Eliette Brunel ve Christian Hillaire tarafından keşfedildi. Mağaranın güzelliği ile ilgilenirken, yerdeki hayvan kemiklerini de gördüler. Tam dönmek üzerelerken, Eliette, duvarda küçük bir mamut çizimi fark etti. Ondan sonra, yüzlerce daha buldular.

Tamamıyla rastlantı sonucu ve meslekten olmayan kişiler tarafından gerçekleştirilen bu keşif bütün dünyada tarihöncesi sanatla ilgili bilinen neredeyse her şeyi altüst etti. Mağaradaki, mamut, gergedan ve aslan gibi tehlikeli hayvanların çizimleri, bu dönem sanatında önceden kabul edilen, insanların çoğunlukla avladıkları hayvanları çizdiği varsayımını değiştirdi. Üst Paleolitik sanatın yavaş yavaş, aşamalı olarak sembolikten naturaliste doğru geliştiği sanılıyordu bu mağaranın keşfinden önce. Üst Paleolitik Çağ'ın neredeyse en başlarına tarihlenen bu mağaradaki çizimlerin çoğunun oldukça naturalist bir uslüpla çizilmiş olması bu varsayımı da değiştirdi.

Chauvet, tarihöncesi sanatla ilgili "sanılan" pek çok şeyin aslında öyle olmadığını gösterdi ve bu konuda ne kadar az bildiğimizi bir kez daha kanıtladı. Mağaranın Fransız Kültür Bakanlığı tarafından hazırlanmış web sitesi, mağara ile ilgili çok sayıda resim ve yazı içeriyor. Sanal ziyaret için, mağaranın bir şeması oluşturumuş ve böylelikle mağarayı gezebiliyorsunuz.

http://www.culture.gouv.fr/culture/arcnat/chauvet/fr/

Karbon-14

Üst Pleistosen ve Holosen dönemlerine ait arkeolojik ve jeolojik tabaka ve katmanların tarihlendirilmesi için vazgeçilmez bir yöntem olan Karbon-14'le ilgili bilgilerin olduğu site. Karbon-14 ilk kez kullanılmaya başlandığı 1950lerden itibaren arkeoloji dünyasını büyük ölçüde değiştirdi. Yöntemin kullanılması, arkeolojiye gerçek anlamda ve kesin olarak bir zaman boyutu kattı. Bundan önce, geçmişin ne kadar "eski" olduğu, ancak tahmin ediliyordu. Bu yöntem ilk uygulanan tarihleme yöntemi olması yanında, şu anda hala en güvenilir yönemlerden biri olmaya devam ediyor. Sitede, karbon-14 yöntemi ve kalibrasyonu hakkında pek çok bilgi mevcut.

http://www.c14dating.com

Arkeolojiyle İlgili e-Gruplar

Arkeolojiyle ilgili seçtiğim e-gruplar.

Anadolu Tarihi

Ancient NearEast

Ankara Üniversitesi Arkeoloji Topluluğu

Archaeological Lithic Studies

ArkeoBirlik

Arkeolog

Arkeoloji

Arkeoloji

Arkeolojik Haber

Arkeoloji Öğrencileri

Arkeoloji Sanat

Arkeoloji-Sanat Tarihi

BAY Projesi

Çukurova Üniversitesi Arkeoloji Topluluğu

Gazi Üniversitesi Arkeoloji Topluluğu

Türk Arkeoloji

Vasari

Paleoindian

Babası, Ele A. Baker gibi arkeolog olan Tony Baker'ın web sitesi. Sitede Amerika kıtasının ilk sakinleriyle ilgili birçok yazı bulunuyor. Bunların yanında, taş alet teknolojisiyle ilgili iyi hazırlanmış makaleler de mevcut.

http://ele.net/